Yangında yaşamını yitirenlerin acısı, yüreklerdeki tazeliğini koruyor. 21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği büyük yangının üzerinden yaklaşık bir yıl geçti.
Yangında yaşamını yitirenlerin anısı hafızalarda tazeliğini korurken, hayatta kalanlar ve yakınları ise derin bir acıyla yaşamaya devam ediyor. Hayatını kaybedenler arasında tüketici ve iş insanı Hilmi Altın'ın eşi Kübra Tonguç ve kızları Alya da vardı. Altın, oteldeki yangın sırasında tutunmaya çalışırken pencereden düşerek hayatını kurtardı.
Yangın sonrası ailesinin hatıralarıyla dolu evine girmekte zorlanan Altın, sık sık Manisa'nın Soma ilçesinde kayınpederi ve kayınvalidesiyle kalmaya başladı. Her sabah iş yerinden önce mezarlığa gidip dualar eden Altın, kabirlerin yanındaki tabureye oturup gözyaşı döküyor. Yakınlarını unutmamak için evinde de onların eşyalarını muhafaza ediyor.
Hilmi Altın, yaptığı açıklamada, acısının hiç dinmediğini ve olayın etkisinden kurtulmakta zorlandığını dile getirdi. “Her sabah kahvemi alıp dua ediyorum, Alya ve eşimle hayali sohbetler yapıyor gibiyim. Mezarlıklarını hala yaptırmadım çünkü onları tam anlamayla kabullenmem gerektiğine inanıyorum.” diyerek duygu durumunu paylaştı.
Altın, yaşananların kendisinde derin bir iz bıraktığını belirterek, “Büyük bir katliamın sorumlularını adalet önüne çıkarmak istiyoruz. İnsanlar bu olayın ardından hızla yas tutmayı bırakıp hakkını aramaya çalışıyor.” ifadelerini kullandı. Yargı sürecinde Bolu'ya gidip gelmesini anlatan Altın, “Eve gidip yalnız kalıyorum, sessizlik içindeyim. Bu durum çok zor.” diye ekledi.
Yangındaki can kayıplar arasında yakın dost olan Altın ve 10 yaşındaki kızı Derin Elif Yalçın, birlikte tatil planı yaparken hayatları değişti. Atakan Yalçın ve Derin de yakın dostlarıydı. Altın, “Kızım Alya ile en yakın arkadaşları Derin’le tatil yapmayı planlamıştık. Onları kaybetmek çok zor.” dedi.
Hilmi Altın, yangında 78 kişinin toplum tarafından sevildiğine ve emanetlerine sahip çıkacaklarına inanıyor. “Onların hatırasını yaşatmak bizim görevimiz. Gözlerimizle anarken, zaman zaman gülerek ve özlemle hatırlıyoruz. Bu acı, bizim hayatımıza büyük bir darbe vurdu.” diyerek duygularını dile getirdi. Yargı kararlarının adil olduğunu ve üst mahkemenin onayını beklediğini söyledi.