Hayatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Zeynep Elibol'un 4'üncü evre kanser tedavisi için aldığı kritik ilaç ücretinin SGK tarafından karşılanmaması ve yaşanan hukuki süreçler, hastaların yaşadığı maddi ve sağlık zorluklarını gözler önüne seriyor.Zeynep Elibol, hamileliği sırasında yaklaşık 5'inci çocuğuna hamileyken 4. evre kanser teşhisi aldı. Hamilelik sürecinde yeterince tetkik yapılamadığı için teşhis geç kondu. Doğum sonrası başlayan tedavi sürecinde, yaklaşık 1 yıl boyunca kemoterapi ve akıllı ilaç tedavisi gördü fakat sonuç alınamadı. Doktorlar, yeni ve hayati önemi olan 'trastuzumab deruxtecan' isimli ilacı önerdi. Ancak bu ilacın maliyeti 33 bin 547 TL ve SGK, ilacın geri ödeme listesinde yer almaması nedeniyle karşılamadı. Elibol, ilacın karşılanması için mahkeme yoluna başvurdu ve ihtiyati tedbir kararıyla ilacını kullanmaya başladı. Mahkeme, ilacın tedavi sürecinde elzem olduğu gerekçesiyle 5 Haziran 2025'te ilacın karşılanması yönünde tedbir kararı verdi. Mahkemenin bilirkişi raporuna göre, kanserde tamamen iyileşmek mümkün değil; temel amaç yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak. Ancak, mahkeme 6 Kasım 2025'te verilen kararla, ilacın kullanılmasının zorunlu olmadığı ve hayati öneme sahip olmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Elibol'un avukatı, bu kararın ardından SGK'nın borç bildirimleriyle yaklaşık 806 bin TL tutarında borç tahakkuk ettirdiğini ve hastanın ciddi maddi sıkıntıya girdiğini belirtti. Elibol ise, tedavi göremediği dönemlerde yaşadığı kayıpların ve artan borçların yoğun stresini anlatıyor. Mahkemenin ilacı erken ihtiyaç duyulurken, son aşamada yeniden reddetmesi, hastalar ve yakınları arasında büyük hayal kırıklığı yaratıyor. Bu durum, Türkiye'deki binlerce kanser hastası için ciddi bir hukuki ve sağlık sorunu olarak gündemdeki yerini koruyor.