Polis ve güvenlik görevlisinin rüşvet ve kaçak altın skandalı yaşandığı olay Ankara'da gündem oldu. Geçen yıl 19 Ekim'de AŞTİ'de, Fransa uyruklu Emir S.'nin valizinde 1'er kilogramlık külçeler halinde toplam 15 kilogram kaçak altın bulundu. İddiaya göre, Emir S., polis noktasına alındıktan sonra 14 külçe altını sırt çantasına koyarak kaçtı. Güvenlik kamerası ve tanık ifadeleriyle detaylar gün yüzüne çıktı.
Olay sonrası polis memuru Recep Ş., durumu diğer ekip arkadaşlarına bildirdi ve Emir S., 14 külçe altınla yakalandı. Buna ek olarak, bir külçe altın polis noktasındaki Recep Ş.'nin cebinde bulundu. Güvenlik kamerası incelemesiyle, özel güvenlik görevlisi Çağlar E.'nin altınlardan birini alıp, kameranın görmediği bölüme geçtiği ve polis memuru Recep Ş.'ye verdiği tespit edildi.
Soruşturma sonucunda, Emir S. ve polis memuru Recep Ş. tutuklandı, güvenlik görevlisi Çağlar E. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Altınlar ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na teslim edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladığı iddianamede, kaçak altının 1 kilogramının karşılığında diğer 14 kilogramın kaçırılmasına göz yumulduğu ve şüphelilerin müşterek failliği kapsamında hareket ettiği belirtildi.
İddianamede, polis memuru Recep Ş. ve güvenlik görevlisi Çağlar E. hakkında 'rüşvet almak', Emir S. hakkında ise 'rüşvet vermek' suçlarından 12'şer yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Olayla ilgili savunmalarında suçlamaları reddeden sanıklar, olayın kendilerine kumpas olduğunu ileri sürdü. Altınların kaçınılmaz bir şekilde çalınacağı korkusuyla hareket ettiklerini öne süren sanıklar, olayın detaylarını ve rüşvet iddialarını yalanladı.
Öte yandan, sanıklar altınların nasıl alındığı ve kendileriyle ilgisi olup olmadığı konusunda farklı ifadeler verdi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay, güvenlik ve adalet sisteminin sorgulanmasına neden oldu. Altınlar, ülke ekonomisine katkı için Merkez Bankası'na teslim edildi ve soruşturma devam ediyor.