Jeffrey Epstein’in hapishanedeki ölümüyle ilgili belgelerin ve fotoğrafların kamuoyuyla paylaşılması, mağdurlar ve kamuoyu arasında şok etkisi yarattı.ABD Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı belgelerde, Epstein ile Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk arasında 2012 ve 2014 yıllarına ait dikkat çekici e-posta yazışmaları ortaya çıktı. Belgelerde, ikilinin ziyaret planları, davetler ve SpaceX’e yönelik iletişim detayları yer alıyor, ancak ziyaretlerin gerçekleşip gerçekleşmediği net değil. Musk’ın daha önce Epstein’ın Little St. James adasına gitmeyi reddettiği açıklamasına karşın, belgelerde farklı bir durum söz konusu. Yazışmalarda Musk’ın olası ziyaret tarihleri ve ulaşım lojistiği konuşulduğu görülüyor.
İncelenen belgelerde, Musk’ın 25 Aralık 2012 tarihli mesajında Epstein’a, yoğun bir yıl geçirdiğini ve Noel sonrası St. Barts’ta eğlenmek istediğini söylediği dikkat çekiyor. Ayrıca, Epstein’in Musk’ı Karayipler’deki kendi adasına davet ettiği ve Musk’ın da ‘gelmeye çalışacağını’ belirttiği yazışmalar bulunuyor. Epstein’ın Musk’a, şaka amaçlı da olsa, “25 yaş üstü yok ve çok tatlılar” şeklinde ifadeler kullandığı görülüyor.
Belgeler, Epstein’in Şubat 2013’te California’da SpaceX tesislerini ziyaret ettiğini ve Epstein’ın asistanı tarafından Musk’a gönderilen pasaport kopyalarını içeriyor. Ayrıca, Epstein’in 2013’te New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında Musk’ı davet ettiği ve Musk’ın yoğun programını gerekçe göstererek bu daveti reddettiği de ortaya çıktı. Ancak, Epstein’ın yeniden davet ettiği ve ironiyle yeniden vurgulandığı görülen bu iletişim zinciri sonrasında herhangi bir katılım bilgisi kaydı bulunmuyor.
Öte yandan, Slovakya Başbakanlığı da Epstein ile yazışmaları ortaya çıkan Ulusal Güvenlik Danışmanı Miroslav Lajcak’ın görevinden istifa ettiğini açıkladı. Slovakya Başbakanı Robert Fico, Lajcak’ı ‘harika bir diplomat’ olarak tanımlarken, olayın ülke diplomasisine olumsuz yansıdığını ifade etti. Bu gelişme, Epstein'in uluslararası ilişkilerdeki karmaşık bağlantılarını gözler önüne seriyor.
Belgelerde ayrıca, Hindistan Başbakanı Modi’nin ABD ve İsrail ilişkileri hakkında geçen diyaloglar da yer alıyor. 2017 yılındaki belgelerde, Modi’nin ABD Başkanıyla İsrail’de yaptığı görüşmeden bahsediliyor ve “İşe yaradı” ifadesi dikkat çekiyor. Bu bilgiler, uluslararası politikadaki gizli bağlantıların ipuçlarını veriyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise, Epstein ile ilişkileri nedeniyle eski İngiltere Prensi Andrew’un ABD Kongresi’nde ifade vermesi gerektiği çağrısında bulundu. Çeşitli fotoğraflarda, eski York Dükü Andrew’un suçlamalara maruz kalmış ve çocuk istismarı iddialarına ilişkin mahkemeye çağrılma ihtimali gündemde.
Epstein’in dünya çapındaki bağlantıları, Sovyetler Birliği’nin KGB’ye bağlı birçok istihbarat operasyonunu çağrıştırıyor. Belgelerde, 2008’de reşit olmayan bir çocuğa karşı suç işledikten sonra Putin ile temas kurduğu ve Moskova bağlantılarının detaylandırıldığı görülüyor. Ayrıca, Epstein’in İsrail istihbaratı Mossad’la ilişkili olabileceği ve gizli şantaj operasyonlarına zemin hazırladığı iddia ediliyor. Ancak, bu iddiaların kesinliği ve bağlamına dair somut kanıtlar sınırlı bulunuyor.
Son olarak, ABD Başkanı Donald Trump da yeni yayınlanan belgelerin kendisini suçlamadığını, aksine akladığını öne sürdü. Trump, suçlamaların politikalara hizmet etmek amacıyla yapıldığını iddia ederken, Epstein olayının özellikle ünlüler ve hükümet yetkilileri arasında derin bağlantıları ortaya koyuyor. 2019’da tutuklanan Epstein’in, Manhattan’daki hücresinde intihar ettiği açıklanmıştı, ancak ortaya çıkan belgeler olayın ardındaki karmaşık ilişkileri yeniden gündeme taşıyor.