İzmir'de ilk iki ayda etkili olan yağışlar, kentin su kaynaklarının yeniden canlanmasını sağladı. Uzun süre kuraklık tehdidi altında olan İzmir'de, yağışların ardından içme ve tarımsal sulama barajlarının doluluk oranları hızla yükseldi. Uzun yıllar ortalaması 712 kilogram olan yıllık yağış miktarı, bu yılın ocak ayında 223,7, şubat ayında ise 300,3 kilogram seviyelerine ulaştı.
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin (İZSU) verilerine göre, 31 Mart itibarıyla barajlardaki doluluk oranları geçen yılın aynı dönemine kıyasla ciddi artış gösterdi. En kritik barajlardan Tahtalı'nın seviyesi yüzde 15'tan yüzde 43,5'e yükselirken, Gördes Barajı yüzde 33'e çıktı. Balçova, Ürkmez ve Alaçatı Kutlu Aktaş Barajları ise yüzde 38,7 ile 83,1, yüzde 26,9 ile 100 ve yüzde 16,6 ile 67,9 seviyelerine ulaştı.
Tarımda su kullanımını sağlayan barajlar da bu yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri'nin (DSİ) verilerine göre, Demirköprü yüzde 13 olan seviyesini yüzde 65'e, Kestel yüzde 72'den yüzde 99'a, Yortanlı yüzde 57'den yüzde 100'e yükseltti. Seferihisar ve Beydağ barajlarındaki artışlar da dikkat çekici oldu.
Uzmanlar, bu yağışların kuraklığın tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini vurguluyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, özellikle büyük barajların seviyelerinin henüz düşük olduğunu belirtiyor. Akdeniz bölgesinde kurak ve yağışlı döngülerin yaklaşık 4-7 yıl arası olduğunu hatırlatan Özkan, vatandaşlara su tasarrufu konusunda bilinçli olmalarını öneriyor. Birkaç yıl içinde yüksek seviyelere ulaşan barajların yine de riskli olabileceğine dikkat çekiyor.
İzmir'de 2025'te yaşanan kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025'te 13 ilçede düzenli su kesintileri uygulanmıştı. Bu uygulamalar, 6 Şubat 2026'da sona erdi. Yağışların etkisiyle, su kaynaklarını koruma ve tasarruf alışkanlıklarını sürdürmek, uzun vadeli su güvenliği için önemli olacak.