İsviçre’de kendini 'İsviçre Kralı' ilan eden Jonas Lauwiner, yasal boşlukları kullanarak büyük arazi ve yollar ediniyor. 31 yaşındaki Lauwiner, İsviçre hukukundaki sahipsiz arazi düzeninden faydalanarak ülkede yaklaşık 117 bin metrekare araziyi ücretsiz olarak edindi. İsviçre’nin çeşitli bölgelerinde sahipsiz olarak kabul edilen 148 arazi, yasal yollarla topluluğa açılabiliyor ve Lauwiner, bu arazilerin büyük bir kısmını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başladı.
Lauwiner, 24 yaşında kendini ‘İsviçre Kralı’ ilan etti ve bunun üzerine kapsamlı araştırmalar yaparak eski kuralların yeni fırsatlara dönüşebileceğini fark etti. Edindiği arazi ve yollar arasında halen yerel halkın kullandığı yollar da bulunuyor. Yasalara göre, terk edilmiş yollar ve sahipsiz araziler, yerel yetkililere dilekçe ile ücretsiz talep edilebiliyor. Lauwiner ise özellikle terk edilen yol ve araziyi kullanarak, burada bakım ve kullanım ücretleri talep etmeye başladı.
Faaliyetlerini “askeri bir operasyon” olarak nitelendiren Lauwiner, dijital ortamda ve kan dökülmeden hareket ettiğini iddia ediyor. Ancak bu davranışlar, yerel yetkililer tarafından büyük tepkiyle karşılanıyor. Bir yetkili, Lauwiner’in bir yolu yerel yönetime ücretsiz devretmeyi teklif ettiğini, ancak bu teklifte yolun isimlendirilmesinin kendi adına yapılması şartını koyduğunu belirtti ve yaklaşık 140 bin sterlin talep etti.
Bu gelişmeler, İsviçre’deki yasal düzenlemelerin değişmesi gerektiğine işaret ederken, bazı kantonlar sahipsiz arazilerde ön alım haklarını güçlendirmeyi düşünüyor. Lauwiner ise iddialara karşı çıktı ve herhangi bir yasa dışı işlem yapmadığını, sadece yeni bir şey yarattığını savundu. Bazıları ise onun aşırı güç hırsıyla hareket ettiğini ve kendini göstermek istediğini söylüyor.
Medya tarafından ‘sembolik kral’ olarak anılsa da Lauwiner, bu unvanın kendisine medya tarafından verildiğini ve İsviçre’nin gerçek hükümdarı olmadığını belirtiyor. Askere benzeyen kıyafetler ve kendi hazırladığı resmi sitesiyle onları destekleyen Lauwiner, eski askeri araçlar ve ‘imparatorluk bankası’ gibi yapılarla ilginç bir imaj çizen bir figür haline geldi.
Son olarak, Lauwiner, İsviçre’ye zarar verme niyetinde olmadığını ve her bireyin kendi toprağının kralı olduğunu ifade etti. Dünya basını, onun bu hareketlerini ve medya tarafından yaratılan ‘Kral’ imajını konuşmaya devam ederken, toplumda ve yetkililerde endişe oluşturuyor.