Ücretlerin nispeten daha uygun olması nedeniyle, Avrupalı müşteriler ve ünlü iş insanları saatlerinin bakımı ve tamiri için Avrupa’ya gitmek yerine İstanbul’daki ustaları tercih ediyor.Bu tercihte fiyat avantajının yanı sıra bağımsız tamircilerin yüksek tecrübesi ve iş kalitesi önemli rol oynuyor. Resmi distribütörlere binlerce dolar ödemek istemeyen lüks saat sahipleri genellikle Sirkeci ve Beyoğlu’ndaki ustaları tercih ediyor. Özellikle İsviçre saatlerinin piyasadaki değeri 15-20 bin dolardan başlarken modellerine göre 100 bin dolara kadar çıkabiliyor. Bu saatlerin bakımı ve tamiri ise genellikle 2 bin dolardan başlayıp 30-40 bin dolara kadar maliyetler gerektirebiliyor. Ancak Türk ustalara yönelerek, aynı işlemleri çok daha uygun fiyatlara yaptırmak mümkün hale geliyor.
Türkiye’deki saat tamirciliği konusunda uzman olanlar, Avrupa’daki fiyatlarla karşılaştırıldığında büyük farklar olduğunu belirtiyor. Milliyet yazarı Mehmet Çelik, “Resmi distribütörler binlerce dolar talep ederken, Sirkeci ve Beyoğlu’ndaki ustalar beşte biri fiyatına tamir yapıyor. Rolex gibi markaların bakım ücretleri 2 bin dolardan başlarken, tamiri ise 30-40 bin dolara ulaşabiliyor. Bu maliyetler koleksiyoncuların da şikayet ettiği rakamlar” diyerek durumu özetliyor. Çelik, ayrıca lüks saat satıcılarının düzenli bakım tavsiyelerinin süresini en fazla 3 yıla çıkardığını ve tecrübeli ustaların kendi çözümlerini geliştirdiklerini belirtiyor.
İstanbul’da 55 yılı aşkın süredir saat tamirciliği yapan Zekai Ataç ise, son birkaç yılda yurt dışından gelen müşterilerin sayısında yüzde 30 artış olduğunu dile getiriyor. Ataç, “Bilinirlik arttıkça işimiz de artıyor. Müşterilerimize yüksek kalitede ve uygun fiyatlı tamir hizmeti sunuyoruz,” ifadelerini kullanıyor.