İstanbul'da hava kalitesinde 2025 ile 2026 yıllarının ocak ayı kıyaslaması, dikkat çekici gelişmeler gösterdi. İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, İstanbul'da hava kirliliği ciddi oranda azaldı. Çalışma kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin havadaki partikül madde (PM10) ölçümlerdeki verileri kullanıldı.
Ocak aylarındaki partikül madde yoğunluğu, 24 ölçüm noktasında ortalama 26,5 mikrogram/metreküp seviyesinde kaydedildi. 2025 yılındaki aynı dönemde ise bu oran 41,5 mikrogram olarak ölçüldü. Böylece, geçen yıla göre %36'lık bir azalma yaşandı. En kirli hava ise Kağıthane’de metreküp başına 46,4 mikrogram seviyesinde ölçüldü; en temiz hava ise Sultangazi 1 istasyonunda 8,4 mikrogramda kaldı. Hava kalitesinde iyileşmenin en büyük etkenleri arasında meteorolojik faktörler bulunuyor. Yağmur ve rüzgar gibi hava olayları, kirleticilerin dağılışını hızlandırdı.
Prof. Dr. Hüseyin Toros, dünya genelinde fosil yakıt kullanımının artmasının hava kalitesine olumsuz etkisi olduğunu vurguladı. Trafiğin yoğun olduğu İstanbul’da yaklaşık 6 milyon araç bulunduğu ve bu durumun partiküllerin salınımını artırdığına dikkat çekti. Hava kalitesini korumak için ölçüm yapmanın ve verileri kamuoyuyla paylaşmanın önemine değinen uzmanlar, ayrıca bireysel davranışlara da vurgu yaptı. İstanbul'daki istasyonların verilerine göre, hava kirliliği oranlarında yüzde 75'e varan iyileşmeler kaydedildi. Geçen yılın ocak ayına göre %36, Aralık ayına göre ise %26 iyileşme gerçekleşti.
Toros, hava kalitesinin iyileşmesinde meteorolojik koşulların ön plana çıktığını belirterek, daha fazla yağış ve rüzgarın kirleticilerin dağılmasını kolaylaştırdığını ifade etti. Bu çalışmalar, hava kalitesi konusunda farkındalık oluşturmanın ve önlem almanın önemine işaret ediyor. Detaylar ve güncel verilere kamu erişimi sayesinde, İstanbul’un hava kalitesini iyileştirmek mümkün olabilir.