İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusu, yeni koleksiyonla modaya yansıdı. Bu özel koleksiyon, şehrin renkleri, ruhu ve dokusunu modern tasarımlarla bütünleştirerek fark yaratıyor. Sunumda öne çıkan en önemli detaylardan biri ise, nanoteknolojiyle geliştirilen ve mikro kapsüller içeren kokulu eşarplardı. Bu eşarplar, organik kumaşlar üzerine yerleştirilen mikro kapsüller sayesinde her adımda aromaterapi deneyimi sunuyor. Ayrıca, ışık altında farklı tonlara dönüşen kumaşlar, teknolojinin moda ile buluşmasının en güzel örneklerini oluşturdu. Bu yenilikçi tasarımlar, izleyicilere hem görsel hem de duyusal bir şölen sundu.
Gecenin en büyük sürprizi ise, İngiliz kraliyet ailesinin stil ikonları Lady Amelia Windsor ve Lady Victoria Hervey’in podyuma çıkmasıydı. Üzerlerindeki kokulu eşarplar ve renk değiştiren tasarımlar, koleksiyonun zarafet ve inovasyonunu bir araya getiriyordu. Ayrıca, uluslararası sosyetenin ve Londra moda dünyasının ilgisini çeken koleksiyon, Barrus x Art de Huile markasının prestijini artırdı. Gecenin sonunda ise, The Real Housewives yıldızlarından Juliet Angus’un da koleksiyona hayranlıkla bakması ve markanın global başarısına katkısı dikkat çekti. Bu özel koleksiyon, moda ve teknolojinin mükemmel uyumunu göstererek, hem kraliyet hem de dünya çapındaki moda tutkunlarının ilgisini çekmeye devam ediyor.
Defile ekibinde Sevan Bıçakcı takılarıyla, İrem Akalın styling’iyle, Sabit Akkaya saç tasarımıyla ve Nesrin Kianni art director’luğu ile öne çıktı. Müzik ise Adil Kaan tarafından hazırlandı. Böylece, Londra Moda Haftası’nın en gözde ve yenilikçi koleksiyonlarından biri olarak anılmaya başlandı.