Fatih’te son bir yılda 6 bina yaşanan yapısal sorunlar ve riskler nedeniyle çöktü. 2025 yılında yaşanan depremler ve kentteki çarpık kentleşme, bölgede ciddi yapı risklerinin arttığını gösteriyor. 23 Nisan 2025’teki 6.2 büyüklüğündeki depremle başlayan ve takip eden aylar içinde çöken yapılar, eski yapıların ve altyapı sorunlarının göstergesi haline geldi. Özellikle Ayvansaray Mahallesi’nde birkaç ay içinde dört farklı binanın yıkılması, bölgedeki risklerin ciddiyetini ortaya koyuyor. Mahalle muhtarına göre 11 kişinin enkaz altında kaldığı olayda, yıkımın temel nedenleri ise araştırılıyor.
İstanbul Valiliği, ilk başta doğalgaz patlaması olasılığı üzerinde durduysa da uzmanlar, zemin deformasyonu ve altyapı problemlerinin daha büyük risk faktörü olabileceğini belirtiyor. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Barış Sevim, özellikle eski ve güçlendirilmemiş yapıların, yeni proje ve altyapı çalışmalarına rağmen, depreme karşı zayıf kaldığını ifade ediyor. Yapıların yetersiz mühendislik hizmeti ve çarpık kentsel dönüşüm, yıkımların temel nedenleri arasında yer alıyor.
Metro inşaatları sırasında kullanılan TBM (Tünel Açma Makinesi) gibi modern sistemler zemin deformasyonunu minimize ederse de, mevcut altyapı ve eski yapıların etkilenme olasılığı yüksek kalmaya devam ediyor. Doğalgaza entegre edilen sistemlerde yaşanan hataların, ani ve yüksek basınçlı patlamalara neden olabileceği vurgulanıyor. Prof. Sevim, eski ve yığma yapıların bu tür patlamalara karşı daha hassas olduğunu, güncel inşaat teknolojilerinin ise bu riskleri önemli ölçüde azaltabileceğini ancak maliyetlerin yüksek olması nedeniyle uygulanmadığını söylüyor. Sonuç olarak, Fatih'te yaşanan yıkımların altında yatan sebep, kentsel yapıların ve altyapının güncel standartlara uygun olmaması ve zeminin sürdürülemez deformasyonlarıdır.