İklim değişikliği ve kentleşme, İstanbul'un sel risklerini önemli ölçüde artırdı.İTÜ ve AKOM işbirliğiyle gerçekleştirilen çalışmada yapay zeka tabanlı algoritmalar kullanılarak kent içi sel riskleri ilçe bazında detaylandırıldı. Bu sayede, Türkiye’de ilk kez böyle kapsamlı ve hassas bir modelleme yapıldı. Çalışmaya göre, sel riski en yüksek ilçeler Fatih, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Güngören ve Beyoğlu olurken, en düşük riskli bölgeler ise Adalar, Şile, Silivri, Sarıyer ve Çekmeköy olarak belirlendi.
Proje yürütücüsü Doç. Dr. Ekmekcioğlu, iklim değişikliğinin ve yoğun kentleşmenin şiddetli yağışlara neden olduğunu belirterek, çalışmalarını İstanbul gibi nüfus açısından yoğun şehirler üzerinde yoğunlaştırdıklarını söyledi. Yapılan analizlerde tehlike ve risk unsurlarını yaklaşık 15 ve 20 göstergeler üzerinden değerlendirdiklerini ve mekansal dağılımı ortaya koyduklarını ifade etti.
Avrupa Yakası’nda Silivri, Çatalca ve Sarıyer’in bazı bölgeleri, Anadolu Yakası’nda ise Şile’de sel riskinin daha düşük olduğunu vurgulayan Ekmekcioğlu, nüfus ve yapılaşmanın sel riskini doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Riskli bölgeler, yüksek nüfusu ve yoğun yapılaşmasıyla dikkat çekiyor. Ayrıca, yüzey alanının yaklaşık %10'luk kısmında yüksek tehlike seviyesi hakim olup, burada ciddi nüfus yoğunlukları ve risk faktörleri bulunuyor.
Yapay zeka teknolojisinin kullanıldığı bu çalışma, sel tehlikesini topografya, eğim, drenaj ve meteorolojik verilerle ilişkilendirerek yaklaşık %90-95 doğruluk oranıyla tahmin etti. Ekmekcioğlu, doğal alanların azaldığı şehir merkezlerinde yağmur sularının hızla akışa geçip su baskınlarına yol açtığını ve buna karşı doğa temelli çözümler önerdiklerini belirtti. Geliştirilen önlemler arasında yağmur suyu hasadı, geçirgen zemin uygulamaları ve çatılarda suyun tutulması yer alıyor. Bu yaklaşımlarla İstanbul’un gelecekteki sel risklerinin azaltılması hedefleniyor.