İsrail, ABD’nin İran’a önerdiği yeni nükleer anlaşmadan ağır endişeler taşıyor. Yedioth Ahronot gazetesi, konuya ilişkin bilgi sahibi İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD’nin önerdiği taslak anlaşmanın İran’ın balistik füze programını tamamen sonlandırmayacağını ve Tahran üzerindeki ekonomik ambargoyu hafifleteceğini belirtti. İsrailli yetkili, görüşülen müzakere taslağının İsrail’in güvenlik hedeflerine ulaşmaktan uzak olduğunu ifade etti.
Gazeteye göre, ABD’nin önerdiği mutabakatın, İsrail’in “felaket” diye tanımladığı bir sonuç doğurabileceği kaydedildi. Yetkili, bu anlaşmanın Ayetullahların yönetimini kalıcı hale getiren kötü bir anlaşma olduğunu ve rejimin çöküşüne karşı can simidi işlevi görebileceğini dile getirdi. Ayrıca, anlaşmanın uygulanması halinde İsrail’in Lübnan’a olası saldırıları durdurması ve işgal altındaki alanlardan çekilmesi konusunda zorlanabileceğinden de endişeleniliyor.
Haberlerde, İsrail’in yeniden saldırı olasılığına karşı hazırlık yaptığı ve Tahran’ın ‘içeriden çökmekte’ olduğuna inanıldığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu yeni müzakere sürecinde, İsrail’in İran’ın bölgesel vekillerine desteğinin kesilmesini ve programların tamamen sonlandırılmasını talep ediyor.
İran’a karşı hayal kırıklığı yaşayan Tel Aviv yönetimi, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sadece 15 yıl boyunca sınırlandıran anlaşmadan memnun değil. ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran asla nükleer silaha sahip olmayacak” açıklamasına rağmen, güvenlik endişeleri devam ediyor. Tahran’da İran Meclis Başkanı ve heyet başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD medyasının iddialarını alaycı ifadelerle yalanladı ve anlaşmanın yakın olduğunu öne süren haberleri karşı çıktı.
İsrail, İran’ın nükleer ve balistik füze programlarını tamamen sonlandırmasını talep ediyor. Bölgedeki vekillere desteğin kesilmesini ve bölgesel istikrarın sağlanmasını öncelikli görüyor.