İsrail halkı, güvenlik endişeleriyle devletin askeri güç kullanmasını savunuyor. İsrail basınında çıkan haberlere göre, halkın büyük bir bölümü, her an bir yok oluş tehlikesiyle karşı karşıya olduklarına inanıyor ve bu nedenle saldırılarını devam ettirmeleri gerektiğini düşünüyor. İsrail kamuoyunda 'yalnızca tam güçle ilerlenirse başarı elde edilebilir' inancı yaygın olsa da, ankette İran ile yapılan ateşkes sonrası duyulan hayal kırıklığı öne çıkıyor.
Haberde, İsrail’in İran’a karşı saldırıların sürmesini isteyen toplumda güçlü bir güvenlik hissinin olduğunu, düşmanın yeryüzünden silinip mağlup edilmesi fikrinin ikna edici olduğu vurgulanıyor. Ancak, halkın bu baskısı liderleri, özellikle Netenyahu’yu, sürekli yeni cepheler açmaya yönlendiriyor. Siyasi gözlemler, Netanyahu’nun sık sık savaş başlatmak isteyebileceğine işaret ediyor ve muhalefet liderleri ise bu durumu seçimleri ertelemeye çalışmakla açıklıyor.
İsrail’de savaşın meşrulaştırılması, toplumda savaşmak ve yok olmaktan kaçınmanın mümkün olmadığı inancını pekiştiriyor. Ancak uzmanlar, en büyük tehlikenin Netanyahu’nun durumu sürekli savaş ortamına sürükleyen bu döngü olduğunu belirtiyor. Savaşın 52. gününe girilirken, ABD’nin abluka görüntüleri paylaşması ve İran’ın müzakere kararını açıklaması, bölgedeki tansiyonu artırıyor ve taraflar arasındaki belirsizliği sürdürüyor.