İsrail, İsrailli yetkililerin ABD-İran müzakerelerinde yaşanan belirsizlik ve tıkanıklığa karşı endişe duyuyor. İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesinin kaynaklarına göre, Tel Aviv, saldırıların sona ermesine yönelik umutların arttığı bu dönemde, ABD ve İran arasındaki görüşmelerde çelişkili mesajlar alıyor. Gazete, müzakerelerin iki kanaldan yürütüldüğünü ve beraberinde belirsizliklerin büyüdüğünü vurguluyor.
İki farklı iletişim kanalından bahsediliyor. Bir yanda ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, önemli bir aracı olarak görülen Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asim Munir ile temas kurduğu öne sürülüyor. Diğer yanda ise ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile doğrudan iletişim halinde olduğu iddia ediliyor. Bu durum, görüşmelerdeki belirsizliği artırırken, Tel Aviv’de Trump’ın geçici bir ateşkese onay verebileceği endişeleri hakim.
İsrailli yetkililer, bu olası senaryoyu 'en kötü sonucu' olarak tanımlıyor. Çünkü böyle bir durumda, geniş kapsamlı hedeflere ulaşmadan İran’a yönelik devam eden saldırıların durması söz konusu olabilecek. Ayrıca, İran’ın enerji altyapısının hedef alınacağı ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden trafiğe açılmaması durumunda İran’ın ekonomik olarak zayıflatılacağı uyarıları yapılıyor. Trump’ın 6 Nisan olarak belirlediği son tarih ise, İsrail tarafından yakından takip ediliyor.
İsrail, 31 Mart’ta İran’da belirlenen askeri hedeflerin vurulmasının ardından, Tahran ekonomisine zarar verecek saldırı talimatları verdi. Uzmanlar, bu büyük ölçekli saldırıların İran ekonomisini olumsuz etkileyebileceğine ve Tahran’da istikrarsızlık yaratabileceğine inanıyor. Bir İsrailli yetkili, olayların nasıl gelişeceğinin öngörülmesinin güç olduğunu, hem olumlu hem de kötümser senaryoların masada olduğunu belirtiyor.