İsrail Lübnan’a Yönelik Saldırıları Kapsamlı Askeri Planın Parçası mı? Gizli Eğitim Alanları Ortaya Çıktı

İsrail Lübnan’a Yönelik Saldırıları Kapsamlı Askeri Planın Parçası mı? Gizli Eğitim Alanları Ortaya Çıktı

  • 12 Mayıs 2026 19:30

İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik saldırıları, sadece Hizbullah’a karşılık değil, uzun süredir planlanan geniş kapsamlı bir askeri operasyonun parçası olabilir. Al Jazeera Dijital Soruşturma Birimi tarafından yayımlanan araştırma, Golan Tepeleri’nde terk edilen bir Suriye köyünün kasten Güney Lübnan’daki yerleşimlere benzetilerek «askeri eğitim alanı» haline getirildiğini ortaya koydu.

Haberde, İsrail’in 2025 yılı boyunca burada yoğun tatbikatlar gerçekleştirdiği ve uydu görüntüleri ile açık kaynak verilerine dayanan analizlerde «Zaura» adlı terk edilmiş köyde çok katlı binalar, tüneller ve çatışma simüle eden özel yapılar inşa edildiği belirtiliyor. Bu alanın, Güney Lübnan’daki olası kara operasyonları için hazırlık yapılmakta olduğu düşünülüyor.

İsrail ordusu, özellikle zırhlı birlikler, komandolar ve paraşütçü birlikler ile burada eğitimler gerçekleştiriyor ve yine 2026’nın ilk aylarında bu birlikler Güney Lübnan operasyonlarında aktif rol almış durumda.

İsrail basınında da «Küçük Lübnan» olarak adlandırılan bu tesislerde, Güney Lübnan’daki olası kara operasyonlarına yönelik çeşitli senaryolar üzerinde eğitimler yapıldığı ifade ediliyor. Uydu görüntülerine göre 2013’den itibaren altyapı çalışmalarının hız kazandığı ve 2022 sonrası bölgeye büyük askeri inşaatların gerçekleştirildiği anlaşıldı.

Haziran 2024’ten Eylül 2025’e kadar süren dönemde bölgedeki askeri yapılaşmanın tamamlandığı ve alanın kapsamlı bir eğitim kompleksi haline getirildiği öne sürülüyor. Bu eğitimlerde, yerleşim alanlarının kontrolü, binaların temizlenmesi, tünellerde çatışma, hedef ele geçirme ve koordine kara saldırıları gibi çeşitli senaryolar uygulandı.

Ayrıca, İsrail’in Litani Nehri üzerindeki 9 köprüyü hedef aldığı ve 6’sını tamamen yıktığı ortaya çıktı. Bu stratejiyle güney Lübnan’ın ülkenin geri kalanından izole edilmesi amaçlanıyor. Nitekim, bazı köprülerin bilinçli olarak kullanılabilir bırakıldığı ve Hardali Köprüsü’nün tamamen yıkılmadığı, böylece gelecekteki kara operasyonları için koruma sağlandığı belirtildi.

İzlenilen askeri stratejinin, Gazze Şeridi’nde uygulanan modelin bir uyarlaması olduğu düşünülüyor. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir döneminde benimsenen taktik, sınır hattında «güvenlik kuşağı» oluşturarak bölgedeki yapıları sistematik biçimde yok etmek ve bölgeyi yönetilebilir hale getirmeyi içeriyor.

Uydu radar görüntülerine dayanılarak yapılan analizlerde, Litani Nehri güneyindeki birçok yerleşim alanında benzer yıkımın yaşandığı görüldü. Ortalama 1,2 milyon sivilin yerinden edilmesi ve tahliye çağrılarının toplam yüzölçümünün yüzde 14’üne ulaşması, bölgedeki insani durumun ciddi boyutlarda olduğunu gösteriyor. Uzmanlar ise, sivillere yönelik bu saldırıların savaş suçu kapsamında değerlendirilebileceği uyarısında bulunuyor.

Benzer Haberler

Afetlere Karşı Güçlü Şehirler ve Devlet Desteğiyle Türkiye Bir Adım Önde

Afetlere Karşı Güçlü Şehirler ve Devlet Desteğiyle Türkiye Bir Adım Önde

Türkiye, afetlerle mücadelede büyük bir devrim gerçekleştiriyor. Devlet ve milletin omuz omuza verdiği güçlendirilmiş konut ve dönüşüm projeleri, iklim ve çevre adımlarıyla sürüyor. İşte detaylar.

ABD Başkanı Trump İran ve Orta Doğu Politikasını Sert Çatışmaya Dönüştürdü

ABD Başkanı Trump İran ve Orta Doğu Politikasını Sert Çatışmaya Dönüştürdü

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı gerçekleştirdiği operasyonları ve bölgedeki stratejilerini detaylı şekilde paylaştı. İran’ın güç kaybı ve bölgedeki çatışmaların yankıları devam ediyor.

Türkiye- Kanada Stratejik İşbirliği ve Nükleer Enerji Atılımı

Türkiye- Kanada Stratejik İşbirliği ve Nükleer Enerji Atılımı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada ile ilişkileri stratejik seviyeye yükseltmek ve enerji alanında yeni projeleri hayata geçirmek için önemli adımlar atan açıklamalarda bulundu. Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda, iki ülke arasında potansiyel işbirliği alanlarının mevcut olduğunu ve bu ilişkileri daha da derinleştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Ayrıca, nükleer enerji ve enerji santrali projeleri üzerinde durulurken, savunma ve ticaret alanında atılacak adımların önemi vurgulandı. Fidan, Amerika ve İran arasındaki gelişmelerin yanı sıra, İsrail'in bölgedeki tutumlarına ilişkin kaygılarını da ifade etti.

Türkiye'nin, Kanada'nın Darlington Nükleer Tesisi'nden edindiği teknolojik bilgileri ve işbirliği imkanlarını detaylandıran Fidan, enerji alanındaki stratejik ortaklıklarının ülke ihtiyaçlarına çözüm getireceğine inandığını söyledi. Ayrıca, iki ülke arasında enerji ve savunma sanayisine yönelik yeni projelerin gündemde olduğunu ve bu adımların küresel ve bölgesel meselelerde işbirliğini artıracağını belirtti. Diplomatik görüşmelerde Filistin meselesi ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi önemli konuların da detaylandırıldığı toplantılarda, ortak çözüm yolları aranıyor.

Bunun yanında, Fidan, NATO zirvesinde savunma sanayinin stratejik önemi ve söz konusu alanda atılacak adımlar konusunda da detaylı görüşmeler yapacaklarını sözlerine ekledi. Çalışmaların hızla sürdüğü bu süreçte, ortak ülkelerin güvenlik stratejilerinin uyumlaştırılması ve bölgesel istikrarın korunmasına öncelik verildiği bildirildi.

Son olarak, Fidan, Kanada ile Türkiye arasındaki ilişkilerin çok sayıda projeyle güçleneceğine inandıklarını ve bu süreçte siyasi iradenin güçlü olduğunu vurguladı. Bölgesel ve küresel meselelerde ortak hareket etmenin her iki ülkenin de çıkarına olduğunu belirten Fidan, gelecekte de bu ilişkilerin daha da gelişeceğine işaret etti.

Haberin detaylarına ulaşmak ve bu gelişmeleri yakından takip etmek için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.