İsrail ordusunun, Gazze’ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu’na müdahalesi büyük bir kriz yarattı.Deniz yoluyla gönderilen yardım filo’su, Akdeniz’deki uluslararası sularda İsrail savaş gemileriyle karşılaştı. Çevredeki teknelerin bazılarına asker çıkan İsrail güçleri, 23 teknede iletişimin kesilmesine neden oldu. Aralarında “Kaktüs”, “Zio Faster”, “Holy Blue”, “Munki” ve “Sadabad”ın da bulunduğu teknelerde aktivistler telefonlarını denize attı ve can yelekleri giydi.
Canlı yayımlanan görüntülerde, askerleri taşıyan tekneler yaklaştığında aktivistlerin ellerini havaya kaldırdığı ve yetkililerin ifadelerine göre 100’den fazla kişinin hukuka aykırı biçimde alıkonulduğu belirtildi. Alıkonulanlar, önce hapishaneye dönüştürülen gemilere, ardından İsrail’in güneyindeki Aşdod Limanı’na götürülüyor. Bu operasyonda, Fatma Zengin, Bilali Yıldırım, Sibel Duyan ve Yasin Yalçın gibi Türk vatandaşları bulunuyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, müdahale öncesinde aktivistlere “Rotanızı değiştirin ve geri dönün” çağrısı yaptı. Paylaşımda, “Yine bir provokasyon” ifadesi yer aldı. Toplamda 96 Türk ve 39 ülkeden 426 aktivist bu filo’da bulunuyordu. Filipoda yer alan ülkeler arasında Almanya, ABD, Hollanda, Fransa ve İtalya gibi birçok ülke var. Aynı zamanda 2026 Bahar Misyonu sırasında da benzer müdahaleler yaşanmıştı.
Türkiye ve dünya ülkeleri, İsrail’in bu hukuk dışı müdahalesine sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı, olayı “korsanlık eylemi” olarak tanımladı ve alıkonulan vatandaşların serbest bırakılmasını talep etti. Siyasiler ve uluslararası toplum, bu saldırıyı insanlık suçuyla eşdeğer buluyor. Fransız siyasetçiler de tepkili olup, Avrupa Parlamentosu üyeleri İsrail’i kınadı. Gerçekler ve insani değerler uğruna yapılan bu girişimlere karşı duruş devam ediyor.