Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Yahudi fanatiklerin Harem-i Şerif'te düzenledikleri baskın ve İsrail polisi müdahalesinin olmaması dikkat çekti.İsrail polisinin gözetiminde gerçekleşen olay sırasında, çok sayıda Yahudi grubunun Eski Şehir bölgesindeki Harem-i Şerif'e giriş yaptığı ve Mescid-i Aksa'nın avlusunda İsrail bayrağı açtığı görüldü. Bu eylem sırasında grup, İsrail milli marşını okudu ve polis müdahalesiyle karşılaşmadı. Sosyal medya kullanıcıları, bu görüntüleri tarihi statükonun ihlali ve uygulamalarda yeni bir aşama olarak değerlendirdi.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise 14 Mayıs'ta yaptığı baskınla Harem-i Şerif'e girerek İsrail bayrağı açmış ve “Harem-i Şerif’in Yahudilere ait olduğunu” iddia etmişti. Bu gelişmeler, Kudüs'teki egemenlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Ürdün, 1994'te imzalanan Vadi Araba Anlaşmasıyla Kudüs'te dini işlerden sorumlu ülke olarak kabul edilirken, 2013'te imzalanan anlaşmayla Müslümanların kutsal mekanlarının savunma ve vesayet hakkı Ürdün'e verildi.
Mescid-i Aksa, Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin denetiminde bulunuyor. Ancak İsrail'in 2003'ten itibaren tek taraflı aldığı karar doğrultusunda, Yahudi gruplar polis eşliğinde kutsal alanlara giriş yapabiliyor. Bu girişler, Vakıflar İdaresi tarafından egemenliğin ihlali olarak hukuki ve dini açıdan reddediliyor. İsrail ise, tarihi statüko kapsamında sadece Müslümanların ibadet edebildiği, diğer dinlerin ziyaret edebileceği ilkesiyle hareket ediyor; ancak fanatik Yahudilerin düzenlediği ziyaretlerde dua ve dini ritüeller sıkça kameralara yansıyor.