İsrail'in Filistinli kurbanlardan yasa dışı organ ve deri ticareti yaptığı iddiaları birçok kayıtta ve itirafla doğrulanıyor. Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi Direktörü Khalid Turaani, İsrail’in cesetleri yüzdüklerini ve deri bankası faaliyetleriyle ilgili korkutucu detayları açıkladı. Turaani, “Tüm bu derileri nereden bulduklarını sanıyorsunuz? Çin ve Hindistan’dan daha fazla insan derisine sahipler. Kelimenin tam anlamıyla Filistin’deki kardeşlerimin cesetlerini yüzüyorlar. İnsan derisini oradan alıyorlar. Eğer onlara Nazi dersem kanunlarınız beni cezalandıracak” diyerek, İsrail’in Filistinlilere yönelik sistematik zulmüne dikkat çekti.
Lübnan merkezli LBCI sitesinde yayımlanan “Gizlilik Perdesinin Ardında: İsrail Deri Bankası ve Organ Toplamayla İlgili Tartışmalar” adlı rapor, İsrail'in yıllardır Filistinlileri sistematik biçimde öldürdüğü ve cesetlerini organ ve deri ticareti için kullandığını ortaya koyuyor. Raporda, Gazze’deki sivillerin yaşamına yönelik bu vahşi uygulamalar gözler önüne seriliyor. Ayrıca, İsrail askerlerinin 1973’ten itibaren deri bankası kurduğu, organ bağışının dini yasaklar nedeniyle 12 yıl geciktiği ve 1985’te onayların alındığı detaylarına da yer veriliyor.
2009 yılında İsveç gazetesi The Aftonbladet’in, İsrail’in Abu Kabir Tıp Enstitüsü eski başkanı Dr. Yehuda Hiss’in “Derileri ve organları için onları öldürüyoruz” itirafını yayımlaması, büyük yankı uyandırdı. Ayrıca, İsrailli doktor Meira Weiss’in kaleme aldığı “Ölü Bedenler Üzerinde” kitabı, 1996-2002 yıllarında Filistinlilerden organ ve deri alındığını ve cesetlerin araştırma amaçlı kullanıldığını ortaya koyuyor. Weiss’e göre, kornealar ve kalp kapakçıkları alınıyor, yerine plastik yerleştiriliyor ve deri çıkarılan bedenler çeşitli araştırmalarda değerlendiriliyordu. İsrail’in devreye soktuğu deri ve organ bankasının hâlâ aktif olduğu uzmanlarca doğrulanıyor.
Skandal itiraflar ve belgeler, sektörün karanlık yüzünü gözler önüne sererken, İsrail askerlerinin ülkeler arası gizli organ ve deri ticareti yaptığı iddialarına ilişkin araştırmalar devam ediyor. Son olarak, Gazze’deki hastanede yaşanan olaylar ve hastanenin elektrik kesintileri, bu yasa dışı faaliyetlerin halen sürdüğünü gösteriyor.