İran, bölgesel ve küresel güçler karşısında önemli bir zafer elde etti.ABD ve İsrail’in 40 günlük çatışmalı dönem sonrası gelen yeni ateşkes anlaşması, bölgedeki güç dağılımını yeniden şekillendiriyor. Maariv gazetesi, Hamaney’in ölümüne rağmen İran’ın ayakta kalmasını ve nükleer programını sürdürmesini, Hürmüz Boğazı’nın Tahran için ekonomik açıdan önemini vurguluyor. Bu süreçten en çok kazananın İran olduğu belirtiliyor.
İran, taktiksel olarak ABD ile kendi şartlarını kabul ettirirken, son ana kadar Körfez ülkelerine ve İsrail’e karşı füze saldırılarını sürdürdü ve “son kurşunu atan” taraf olarak kendisini gösterdi. Haberde, İran’ın bölgedeki etkinliğini artırdığı ve ABD-İsrail’in bu savaşta geri adım atmak zorunda kaldığı ifade ediliyor. İran rejiminin, Ali Hamaney’in yüksek liderliğine rağmen ayakta kalması ve yeni, radikal kadroların yönetimi devralması ise bölgede yeni bir tehlike olarak öne çıkıyor.
İslamabad’da gerçekleştirilecek görüşmelerde, İran’ın hazırladığı 10 maddelik plan detaylandırıldı. Plan; İran’ın nükleer silah üretmemeyi taahhüt etmesi, saldırıların durdurulması, bölge dışı güçlerin çekilmesi ve İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması gibi önemli noktaları içeriyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişleri, bölge ülkeleriyle ikili barış anlaşmaları ve direnç gruplarına yönelik politikalarda genişleme öngörülüyor.
İsrail, bu gelişmelerden son anda haberdar olurken, yüksek seviyedeki bir yetkili, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgedeki ateşkes kararını önceden bilmediklerini açıkladı. Bölgedeki gerilimin yeniden tırmanmasıyla birlikte, yeni güç dengeleri ve bölgesel aktörlerin hareketleri dikkatle takip ediliyor.