İran ve İsrail arasındaki tansiyon yükselmeye devam ederken, kamuoyu bu duruma nasıl tepki veriyor?Haaretz gazetesinin haberine göre, Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS), ABD ve İran arasında Pakistan arabuluculuğunda ilan edilen geçici ateşkes sonrası 9-10 Nisan tarihlerinde kapsamlı bir anket gerçekleştirdi. Ankete göre, katılımcıların yüzde 61'i İran ile yapılan geçici ateşkese karşı çıkarken, yüzde 73'ü İsrail'in İran’a yönelik saldırılarını yeniden başlatması gerektiğine inanıyor.Güvenlik ve saldırıların başarısı konusunda halkın tutumu netleşiyor.Yüzde 69'luk bir kesim, İran ile geçici ateşkes görmezden gelinse bile İsrail'in Hizbullah’a karşı saldırılarını sürdürmesi gerektiğini belirtiyor. Hizbullah’ın daha kapsamlı bir anlaşmaya dahil edilmesini destekleyen oran ise yüzde 23 olarak kayıtlara geçti. Anket katılımcılarının yüzde 62’si, Lübnan’daki mevcut saldırıların uzun vadede güvenlik ve istikrar getirmeyebileceğine inanıyor.
Başbakan Binyamin Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyonuna oy verenlerin yüzde 71’i, İran ile geçici ateşkese karşıyken, muhalefet seçmenlerinin yüzde 59’u aynı görüşü paylaşıyor. Koalisyon hükümeti seçmenlerinin sadece yüzde 20’si ateşkesi desteklerken, muhalefette bu oran yüzde 31’e yükseliyor. Ayrıca, saldırıların başarı oranları ve halkın memnuniyet düzeyi dikkat çekici şekilde değişiyor. Katılımcıların yüzde 37’si saldırıların başarılarından çok memnuniyet duyarken, Haziran 2025’e kıyasla bu oran %62 idi.
Saldırılarla ilgili başarıların değerlendirilmesinde ise, koalisyon ve muhalefet seçmenleri arasında derin farklar bulunuyor. Koalisyon seçmenleri yüzde 44’ü askeri başarıları tercih ederken, muhalefet seçmenlerinin sadece yüzde 7’si diplomatik çözümden yana. Ayrıca, halkın İran’ın füze sistemleri ve nükleer projelerine dair görüşleri de dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 41’i, İran’ın balistik füze sistemlerinin ağır hasar gördüğüne inanırken, yüzde 46’sı hafif hasar olduğunu düşünüyor ve yüzde 29’u ise saldırıların İran’a ağır zarar verdiğine inanıyor. Saldırılar başında ise, %73’lük kısım sistemlerin ağır hasar aldığına emin olmuştu.
İran’ın nükleer durumu hakkında ise, katılımcıların sadece yüzde 40’ı hafif hasar verildiğini savunurken, yüzde 21,5 hiç zarar gelmediğine inanıyor. Ayrıca, saldırıların İran’a ciddi darbe vurduğu görüşü de yüzde 30 ile öne çıkıyor. Halkın ABD ile ilişkiler ve hareket özgürlüğü konusundaki endişeleri ise, güvenlik politikası kararlarını olumsuz etkiliyor. Katılımcıların sadece yüzde 35’i ABD ile güvenlik anlaşmazlıklarında İsrail’in tamamen veya büyük ölçüde bağımsız hareket edebileceğine inanırken, yüzde 57,5’i halihazırda böyle bir duruma güvenmediğini belirtiyor.