Sürpriz olmayan saldırı girişimleri bölgeyi yeni bir çatışma tehdidiyle karşı karşıya getirdi. Türkiye ise, bölgesel istikrarı koruma adına yoğun diplomatik girişimler sürdürüyor.ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları seçim yılına rağmen devam ederken, bölgede uzun vadeli bir savaş olasılığı da gündemde. İslam Devrimi Muhafızları ve deniz gücü dahil olmak üzere İran'ın kritik noktalarına yönelik hedefler belirlenirken, Ankara, herhangi bir çatışma riskine karşı tüm önlemleri aldı ve bölgesel istikrara katkı sağlamaya çalışıyor.
Uzmanlar, bölgedeki gerginliğin uzamasıyla ABD’de ve uluslararası arenada yeni çatışma ve istikrarsızlık risklerinin ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye ise, İran’la ilişkilerde olası gerginliklere karşı tedbirlerini güçlendirmiş durumda. Ayrıca, İran rejiminin değişmesi konusunda ise dikkatli ve temkinli bir yaklaşım benimseniyor. Bu ortamda iki tarafın da müzakere masasına dönmeye ikna olabileceği beklentisi hakim.
Türk yetkililer, bölgedeki karşılıklı güvenlik ve diplomasi çabalarının güçlendirilmesini ve savaşın bölgeselleşmesine önlenmesi gerektiğine vurgu yaparak, Türkiye’nin egemenlik haklarını sonuna kadar koruyacağını belirtiyor. Ayrıca, göç ve bölgesel istikrarsızlık risklerine karşı alınan önlemler ve bölgesel güç dengeleriyle ilgili çalışmalar da devam ediyor. Türkiye’nin son dönemde ABD ve bölge ülkeleriyle ilişkilerde pozitif bir çizgi yakaladığını ve müzakere süreçlerine açık olduğunu aktardı.