ABD ve İran arasındaki müzakereler yeni tıkanıklıklar ve çatışma riskiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Amerikan yönetimi, İran’la olası nükleer anlaşmada önemli şartların karşılanmaması halinde somut adımlar atabileceğini belirtti. Beyaz Saray yetkilileri, toplantıların ardından yaptığı açıklamada, İran asla nükleer silaha sahip olamaz diyerek, kesin tavrını ortaya koydu. Ancak, taraflar arasında hala büyük farklar bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyla medyada yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı’nın açılması, İran’ın nükleer taahhütleri ve zenginleştirilmiş uranyumun teslim alınması gibi ana maddelerde şartlar olduğunu vurguladı. Trump, ancak tüm koşullar yerine getirildiğinde anlaşmanın mümkün olacağını belirtti. Buna karşılık, İran tarafı müzakerelerin sınırlı kapsamda olduğunu ve nükleer konuları içermediğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu görüşmelerin savaşın sona erdirilmesine odaklandığını ifade ederken, Muhsin Rızai, ABD’nin üçüncü kez diplomasiye ihanet ettiğini söyledi. Tahran, birçok konuda ileriye adım atmaktan uzak duruyor ve müzakerelerin daha da karmaşık hale geldiğini gösteriyor.
ABD yönetimi ise geri adım atmamaya ve müdahale seçeneğine hazır olduğunu belirtiyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth, savaşın yeniden başlatılabileceğini ve bölgedeki askeri stokların bunun için hazır olduğunu ifade etti. Bu gelişmeler, bölgedeki tansiyonun her geçen gün yükseldiğine işaret ediyor.
Kritik konular arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu ve dondurulmuş varlıkların iadesi yer alıyor. Müzakerelerin şu aşamada bu maddelerde yaşanan tıkanıklık nedeniyle çıkmaza girdiği görülüyor. ABD, Hürmüz’de serbestçe trafik olmasını istiyor; İran ise nükleer programını sürdürmek ve varlıklarını geri almak istiyor. Bu yüzden, İran müzakerelerde ilerlemek için 12 milyar dolar tutarında dondurulmuş varlığı serbest bırakmayı talep ediyor, ki bu da müzakereleri zorlaştırıyor.
Öte yandan, Orta Doğu’da gerginlik de devam ediyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran’a karşı düzenlediği saldırılar, Wall Street Journal raporlarına göre, çok daha büyük boyutlara ulaşmış durumda. BAE’nin İran’a yönelik karşı saldırıları ve Güney Pars tesisine düzenlenen saldırı, bölgedeki çatışma riskini artırıyor. Ayrıca, Lübnan’da İsrail’in düzenlediği saldırılar ve Hizbullah’ın karşılıklarıyla bölgesel tansiyon yükseliyor. İsrail ordusu, Güney Lübnan’daki yerleşimlere ve Gazze’deki saldırılara devam ederken, bölgedeki gerginlik tırmanmaya devam ediyor. Son olarak, ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin savunma yükünü üstlenmeyeceği netleşiyor; bu da bölgesel dengeyi değiştirme potansiyeline sahip.