İran ile ABD arasındaki tarihi barış anlaşması resmen imzalanmaya hazırlanıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, iki ülke arasında yakın zamanda bir uzlaşıya varıldığını ve bu anlaşmanın 19 Haziran'da İsviçre'nin Cenevre şehrinde resmi olarak imzalanacağını açıkladı. Şerif, bu süreçte Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan'a teşekkür ederken, bölgedeki diplomatik gelişmelerin önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Anlaşmanın imza töreni 19 Haziran Cuma günü gerçekleştirilecek ve taraflar, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ABD'nin İran üzerindeki deniz ablukasının kaldırılması gibi önemli maddeleri içeren detayları kamuoyu ile paylaşacaklar. Şahbaz Şerif, diplomatik yollarla yaşanan bu gelişmeye katkı sağlayan tüm taraflara minnettarlığını dile getirdi.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın açılacağını ve petrol akışının tekrar başlayacağını söyledi. Trump, aynı zamanda İran ile olası bir nükleer müzakerede yeni şartlar öne sürdü ve İran'ın nükleer faaliyetlerinin denetlenmesine vurgu yaptı. Trump, İran'ın nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhüt edilmesini ve bölgeden güçlerini çekmesini içeren maddelerin müzakerelerde gündeme geleceğini belirtti.
Trump, İran’a karşı askeri saldırı olasılığını da sürdürdüğünü aktarırken, İran'la mutabakat sağlanmadığı takdirde askeri operasyonların yeniden başlayabileceğine değindi. Ayrıca, bölgedeki gelirlerin yüzde 20’sinin talep edilebileceğinden ve İran’daki protestoların bastırılması halinde yaptırımların süreceğinden bahsetti. Çin Devlet Başkanı Jinping ve Rusya lideri Vladimir Putin’e de övgülerde bulunan Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu’yu ise sert sözlerle eleştirdi ve İran’ın bölgedeki tehdidini vurguladı.
İran tarafı ise, anlaşma metninde yapılan değişikliklerle Hürmüz Boğazı’nın İran’a göre yeniden açılacağını duyurdu. Henüz kamuoyuna açıklanmayan detaylara göre, anlaşmanın 20 yıl veya 15 yıl süreyle uranyum zenginleştirmesinin askıya alınması planlanıyor. İran, nükleer faaliyetlerin denetimi konusunda daha güçlü mekanizmaların getirileceği yeni bir anlaşmayı hedefliyor. Anlaşmanın nihai detayları ve yükümlülükleri gelecek müzakerelerde netlik kazanacak. Bu gelişmeler, bölgedeki dengeyi ve küresel enerji piyasalarını yakından ilgilendiriyor.
İran ile Batı arasındaki bu tarihi mutabakat, bölgesel ve küresel dengeleri köklü biçimde değiştirebilir. Türkiye'nin de bu süreçte diplomasik katkıları ve tutumu yakından takip ediliyor.