İran-İsrail-ABD savaşında yeni gelişmeler ve bölgesel güvenlik endişeleri gündemdeki yerini koruyor.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bölgedeki son saldırılar, saldırıların gerekçeleri ve bölgesel ilişkiler konularında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Ramazan ayında gerçekleşen ve bölgeyi sarsan saldırıların ardından İran, uluslararası toplumun dikkatini çekmek için önemli mesajlar verdi.
Bekayi, özellikle Minab kentindeki okul ve çocuklara yönelik saldırıya işaret ederek, bu eylemleri terör saldırısı olarak tanımladı. Minab’daki ilkokula atılan iki Tomahawk füzesi, bölgedeki karmaşık durumu gözler önüne sererken, İran’ın yüzlerce okulunun benzer saldırılarda zarar gördüğüne de vurgu yaptı. Özellikle çocukların hedef alınmasını soykırım olarak nitelendiren Bekayi, bölgede yaşananların ne kadar ciddi olduğunu ortaya koydu.
Fars eyaletinde düzenlenen saldırılarda 20 kadın ve kız çocuğu hayatını kaybederken, Tahran’daki Kızılay binası ve diplomatik alanlar da saldırıya uğradı. Bekayi, ABD’nin tamamen siyonist rejimin izinden gittiğini ve uygulanan benzer modelleri açıkça gördüklerini belirtti. Ayrıca, Kudüs Günü yürüyüşlerindeki saldırıları da anlatarak, İranlı vatandaşların dirayetini ve vatan sevgisini paylaştı.
Bekayi, İran hakkında yürütülen geniş çaplı propaganda faaliyetlerini de eleştirdi. Diplomatların sığınma iddialarını yalandan ibaret olduğunu vurgulayan sözcü, bölgedeki gerilimi artırmak isteyen kötü niyetli aktörlere karşı uyarıda bulundu. Ayrıca ABD’nin İran yapımı insansız hava araçlarını kopyaladığı ve bu araçların etkili kullanımıyla ilgili açıklamalar yaptı. ABD’nin İran’dan gelen İHA’ları Amerika’nın batı kıyılarına gönderebileceği iddiaları ise, İran’ın sahte bayrak operasyonları ihtimaline dikkati çekti.
Bekayi, savaş kurallarının hiçe sayıldığını ve İran’ın hiçbir komşusuna saldırmak gibi bir niyetinin olmadığını vurguladı. İran’ın savunma hakkını kullanırken hedeflenen ülkelerin ve üslerin dikkatle seçildiğine işaret etti. Ayrıca, Türkiye ve İran ortak sınır hattının bölgenin en güvenli bölgelerinden biri olduğunu belirterek, karşılıklı bağların ve kültürel yakınlığın altını çizdi. Son olarak, sahte bayrak operasyonları ve terör tehdidi konularına da değinen Bekayi, bölge ülkelerinin ortak hareket etmeleri ve karşılıklı güvenlik iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Bu ortamda İran, Irak ve Türkiye’nin koordineli hareket etmesi bölgenin istikrarı için kritik bir adım olarak öne çıkıyor.