İran-İsrail-ABD savaşında yeni bir perde açılırken, bölgesel güçler ve uluslararası aktörler Hark Adası'nı stratejik bir hedef olarak görüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik olası askeri operasyonunun temel amacı, İran'ın büyük petrol gelirlerinin kaynağı olan Hark Adası'nı ele geçirmek olarak değerlendirilmekte. Ada, İran’ın Basra Körfezi kıyısından 25 kilometre uzaklıkta yer alıyor ve ülkenin ana petrol ihracat terminaline ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda İran’nın ham petrol ihracatının yüzde 94’ü burada gerçekleşiyor ve çoğunluğu Çin’e yöneliyor.
İran’ın bu adanın kontrolünü kaybetmesi, ülkenin petrol gelirlerine büyük bir darbe vurabilir ve güvenlik güçleri ile devlet mekanizmasını finansmanını zorlaştırabilir. Beyaz Saray danışmanı Jarrod Agen, hafta sonunda yaptığı açıklamada, büyük petrol rezervlerinin “Tahran’ın elinden alınması” gerektiğini belirtti. Hark Adası’nın ele geçirilmesi, İran’ın yaşam hattı olan petrol gelirlerini durdurma ve bölgedeki enerji akışını kontrol etme amacı taşıyor.
Hükümetler ve uzmanlar, adanın savunmasının zayıf olduğunu ve bölgedeki askeri etkinliğin önemli ölçüde arttığını söylüyor. Eski yüzey-hava füze sistemleri ve kıyı anti-gemi füzeleri bulunmasına rağmen, ABD güçlerinin operasyon sırasında en az 30 İran gemisini imha ettiği bilgisi var. Çin’in de ilgisinin arttığı adanın stratejik önemi, enerji güvenliği ve bölgesel güç dengeleri açısından büyük bir risk oluşturuyor. Uzmanlar, bu operasyonun hem enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olabileceğini hem de İran’a uzun vadeli baskı kurulmasını sağlayabileceğini belirtiyorlar.