İran, ABD’nin 1970’lerden bu yana Orta Doğu’daki politikalarını, bölgedeki çıkarlarını koruma ve güç dengelerini şekillendirme amacıyla yürüttüğünü belirtiyor.İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, ABD’nin bölgedeki faaliyetlerinin üç temel hedefe odaklandığını dile getirdi. Bunlar, komünizmin yayılmasını engellemek, petrol akışını güvenli hale getirmek ve İsrail’in bölgedeki güvenliğinin teminat altına alınmasıdır. Ekreminiya, 2001 sonrası ABD politikalarında değişiklikler olduğunu belirterek, 2026 Ulusal Güvenlik Belgesinde bu politikaların net biçimde görülebildiğini söyledi.
İran, ABD’nin bölgesel stratejilerine karşı çok katı bir duruş sergileyerek, Washington’un bölgedeki ambargo ve baskıcı politikalarının hibrit savaşın bir parçası olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, bölgedeki olası bir saldırıya karşı caydırıcı önlemler alınmakta ve karşılık verme mekanizmaları kurulmaktadır. Ekreminiya, “Düşmanın en küçük hata yapması halinde, anında ve geri dönüşü olmayan tepkiler verilir” diyerek, askeri hazırlıkların seviyesini ve kararlılığı vurguladı.
ABD’nin kullandığı eski topçu gemileri stratejisine benzetilen yaklaşımını eleştiren Ekreminiya, Washington’un talep ettiği tavizlerin sınır tanımadığını ve askeri bölgede yeni tehditler oluşturduğunu belirtti. ABD’nin saldırı durumunda bölgede savaşın hızla büyüyeceğine işaret eden Ekreminiya, üslerin ve bölgenin uzak bölgelerden bile yönlendirilerek altyapının ciddi şekilde tehdit altında olduğunu kaydetti. Ayrıca, İran’ın füze sistemleri ve hipersonik silah teknolojileri karşısında ABD üslerinin savunmasız olduğunu dile getirdi.
İran’ın bölgede savaşa hazırlığında, 12 günlük çatışmadan elde edilen tecrübeleri ve yeni savunma sistemlerini devreye soktuğunu belirten Ekreminiya, hava, kara ve deniz kuvvetlerinin güçlendirildiğini vurguladı. Ayrıca, İran’ın bölgedeki denizcilik ve havacılık gücünü artırarak, olası saldırılara karşı caydırıcılığı güçlendirdiğine dikkat çekti.