İran'daki halk gösterileri devam ederken, halkın çağrısına en çok dikkat çeken isimlerden biri olan Rıza Pehlevi, yeni mesajlarıyla gündemde yer aldı. İran’da yaşanan son olaylar, halkın özgürlük ve demokrasi talepleriyle giderek azalan güveni, sürgündeki Pehlevi ailesinin ve onun politikaların yeniden sahneye çıkmasının sinyallerini verdi. Pehlevi’nin, sokaklara çıkın çağrısı yaparken şimdi şehirleri ele geçirin mesajı ile dikkat çekmesi, İran rejimi ve bölgedeki politik dinamikler açısından önemli bir gelişme olarak görülüyor.
1960 yılında Tahran’da doğan Rıza Pehlevi, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu olarak büyüdü. Babasının iktidarını güçlendirmek için İngiltere ve ABD ile yakın ilişkiler içinde olan ailesinin üyelerinden biri olarak, genç yaşta veliaht ilan edildi. İran’daki monarşi sona erdiğinde, sürgüne çıkan Pehlevi ailesi, ABD ve Avrupa ülkelerinde yaşamını sürdürdü. Çünkü İran İslam Devrimi sonrası, ailesi ve kendisi siyasi baskı, sansür ve muhaliflere karşı uygulanan işkencelerle anılan zamanlardan geçti.
Yıllar boyunca Amerika’da yaşayan ve politika eğitimini Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde tamamlayan Pehlevi, İran-Irak Savaşı döneminde savaş pilotu olmak istediysa da bu talebi reddedildi. Günümüzde ise, İran’da muhalefetin ve dış güçlerin onu önemli bir figür olarak görmesi, İran içindeki siyasi çekişmelerde yeni bir oyuncu olduğu iddialarını güçlendiriyor. Bölgedeki husumet ve İran’a uygulanan yaptırımlar, Pehlevi’nin bölgedeki etkinliğini artırma çalışmalarını da beraberinde getiriyor.
İran’da kendisine muhalif olanlara karşı sert söylemleriyle tanınan Pehlevi, son zamanlarda İsrail ile yakınlaşmasıyla da gündeme geldi. Kudüs’teki önemli ziyaretleri ve Batı Duvarı’ndaki yazdığı mesajlar, İran yönetimi ve bölgede yeni bir ittifak tartışmasını tetikledi. Ayrıca, İsrail Başbakanı ile yaptığı görüşme ve Kudüs ziyareti, Pehlevi’nin bölgesel güç dengeleri ve İsrail ile ilişkileri konusunda mesajlar verdiği yorumlarına neden oluyor. İran medyası ise, onu “İsrail Pehlevi” olarak nitelendirerek, bölgedeki siyasi gelişmelerdeki rolüne dikkat çekiyor.
Diğer yandan, Pehlevi’nin ailesine ait yeni gelişmeler de dikkat çekicidir. Kızı Prenses İman Pehlevi, Yahudi kökenli bir aile üyesiyle evlenerek, ailesinin yeni nesil diplomasi ve bağlarını güçlendirmiş durumda. Bu gelişmeler, Pehlevi ailesinin modern ve uluslararası ilişkileri genişleten bir strateji izlediğine işaret ediyor. Pehlevi’nin Washington’da ve diğer ülkelerdeki nüfuzunun artmasıyla, İran’daki yakın gelecekteki politikaların şekillenmesinde yeni bir unsur olabileceği öngörülüyor.