İran ve Çin arasındaki güçlü ticari ilişkiler, ABD’nin uyguladığı yaptırımlara rağmen devam ediyor. Wall Street Journal’e göre ABD Başkanı Trump döneminde başlatılan maksimum baskı kampanyasına rağmen, İran’ın petrol satışları kesintiye uğramadı. Çin’in İran’ın en büyük petrol alıcısı olması, İran’ın finansal can simidi olarak önemli bir rol oynuyor. Çinli bankalar ve paravan şirketler aracılığıyla İran petrolü uluslararası yaptırımların dışında kalmaya devam ediyor.
Uzmanlara göre, Çin’in İran petrolüne ilgisi sadece fiyat ve enerji ihtiyacından kaynaklanmıyor. Ayrıca, ABD’nin Orta Doğu’daki politikalarını zayıflatmak ve bölgedeki dengeleri değiştirmek adına tercih ettiği stratejilerin bir parçası olarak görülüyor. Çin resmi olarak yaptırımlara karşı çıktıktan sonra, uygulamalarda esneklik göstererek İran petrolüyle önemli ölçüde ticaret yapıyor. İran’dan günde yaklaşık 1.4 milyon varil petrol alımı gerçekleşiyor ve bu rakam 2025 yılına kadar artmaya devam edecek.
Gölge filo ve tanker ağlarıyla gerçekleştirilen taşımacılıkta gemiler isim değiştiriyor ve konum sinyalleri gizleniyor. Bu yöntemler sayesinde İran petrolü, küresel piyasalarda dolaşmaya devam ederken, ABD’ye karşı stratejisini sürdürüyor. Pekin ise resmi açıklamalarında enerji güvenliğini ve uluslararası hukuku savunuyor olsa da, perde arkasında İran’a destek vermeye devam ediyor. Çin’in bu tutumu, ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir dengede ortaya çıkarken, bölgedeki güç mücadelesine de yön veriyor.