Orta Doğu'da İran-ABD gerilimi artarken Kremlin'den dikkat çeken uyarı geldi. Rusya merkezli TASS haber ajansının aktardığına göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışmanın üçüncü aşamaya girdiğini açıkladı. Garibabadi, bölgenin kontrolsüz bir çatışma alanına dönmek üzere olduğunu ve bu durumun ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Garibabadi, yaptığı açıklamada, “Şimdiye kadar iki aşama yaşandı: ilki 12 gün süren savaş, ikincisi ise savaşın ardından ortaya çıkan huzursuzluk. Şimdi üçüncü aşamaya girdik,” ifadelerini kullandı. Bu gelişmeler, İran'da yaşananların bölgedeki çatışma ortamının yeni ve daha tehlikeli bir safhaya geçtiğini gösteriyor. İran’ın ortakları ve bölge müttefikleri, ABD ve İsrail’in stratejilerini değiştirmesine rağmen, Garibabadi bu aşamada da eski başarısızlıkların tekrarlanacağını iddia etti.
İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, ABD’nin olası saldırılarına karşı sert bir açıklama yayınladı. Açıklamada, İran’ın karşılıklı saygı temelli diyaloga sürdürülebildiği ve baskı altında tutulmaya çalışıldığında ise sert karşılıklar verileceği belirtildi. İran’ın bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiği ve olası tüm senaryolara hazır olduğu ifade edildi.
Yemen’deki Husiler ise İran’a yönelik tehditlerini yeniledi. Husiler, ABD’nin İran’a olası bir saldırısı halinde tüm anlaşmalardan çekileceklerini ve topyekûn savaşa girişeceklerini açıkladı. Husiler, “İran’a ilk füze ateşlenir ateşlenmez ABD ile olan tüm anlaşmaları geçersiz sayacağız” diyerek, Suudi Arabistan’daki Amerikan üslerini hedef alacaklarını duyurdu.
Uluslararası basın da bölgedeki olası savaş ve misilleme senaryolarını masaya yatırdı. Yunan basınına göre, İran, ABD’nin gerçekleştirebileceği herhangi bir operasyonu savaş eylemi olarak kabul ediyor ve kapsamlı hazırlıklar yapıyor. Potansiyel saldırı senaryoları arasında Amerikan savaş gemilerine karşı insansız hava araçları ve kıyı füze sistemlerinin kullanılması, Yemen ve Irak’taki milis gruplarının bölgedeki Amerikan varlıklarına saldırıları, Basra Körfezi’ndeki enerji altyapılarının hedef alınması ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatılması yer alıyor. İran ekonomisine ciddi zarar verebilecek bu son çarelerin ise en son ihtiyaç halinde devreye sokulacağı belirtiliyor.