Orta Doğu'da olası bir İran-ABD savaşına dair belirsizlik devam ederken, taraflar son olarak Umman'da dolaylı görüşmelerde bulunmuştu. İsrail ise İran'a karşı sert söylemlerle dikkat çekiyor.İsrail basınına göre, 18 Şubat'ta planlanan ziyaret, ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin seyrini etkilemek amacıyla erkene alındı. Bu görüşmede iki lider arasında yapılacak zirve, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başından bu yana yedinci yüksek seviyeli temas olacak ve özellikle ABD-İsrail ilişkilerinin güvence altına alınması hedefleniyor.
İsrail yönetimi, İran ile yürütülen müzakerelerin sadece nükleer programla sınırlı kalmamasını istiyor. Füze programı ve Tahran'ın bölgedeki müttefiklerine verdiği desteğin de müzakere masasına taşınması talepler arasında bulunuyor. İsrail güvenlik yetkilileri, İran'ın artan füze kapasitesini ciddi bir tehdit olarak görüyor ve bu konuda yönetimin Washington'da net bir duruş sergilemesini talep ediyor.
Yediot Ahronot gazetesine göre, İsrail, Amerika'nın olası İran hamlelerini 'nadiren görülen bir stratejik fırsat' olarak değerlendiyor. Ancak, ABD'nin yeni bir operasyon başlatıp başlatmayacağı konusunda büyük endişeler taşıyor. Netanyahu, Washington temaslarında İran’ın balistik füze ve bölgesel destek politikalarını netleştirmeyi amaçlıyor. Ziyarette, NATO ve bölge ülkelerine F-35 satışına dair görüşmeler de yapılıyor ve Israel ordusunun teknolojik üstünlüğünü koruma konusu gündemde.
İsrail, Washington'la yapılan görüşmelerde Trump yönetimini İran'a verilebilecek tavizleri sınırlamaya zorlamayı hedefliyor. Netanyahu'nun ABD ziyareti, İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı kapasitesinin hızla artmasıyla stratejik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Washington'un sadece nükleer programa odaklanması, İsrail’de kaygıları artırıyor ve olası bir anlaşmanın bölgedeki istikrarı tehlikeye atabileceği endişeleri doğuyor.
Gazze meselesi de görüşmelerde önemli yer tutuyor. Netanyahu, Gazze’nin tam anlamıyla silahsızlandırılmadan yeniden inşa edilmesine karşı çıkıyor ve bölgenin güvenliği için bu şartı savunuyor. Ayrıca, bölge üzerindeki tansiyonu azaltmak adına, bölge ülkeleriyle farklı temaslar da sürüyor ve bu kapsamda Türkiye ile Suudi Arabistan’a F-35 satışları ve bölgedeki güvenlik konuları masaya yatırılıyor.