İnternete erişimin artmasıyla hastalıkları araştırmak kolaylaşırken, bu durum siberkondri riskini de beraberinde getiriyor.İnternette hastalıklarla ilgili çok fazla bilgi arayan kişiler, kontrolsüz yapıldığında kaygı seviyelerini yükseltebiliyor. İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Şahin, bu durumun hastalık kaygısı bozukluğunu tetiklediğini belirtiyor.
Dr. Şahin’e göre, insanlar küçük semptomları büyüterek birtakım ciddi hastalıklar olabileceği endişesine kapılıyor. Bu kaygı artışı, kişinin günlük yaşamını ve mesleki fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle yaygın anksiyete veya hipokondriye sahip kişilerde bu durum daha ciddi hale geliyor.
Siberkondriyle mücadele etmek için güvenilir, bilimsel kaynaklar tercih edilmelidir. Uzmanlar, gereksiz ve abartılı internet araştırmalarının kaygıları artırdığını ve bu nedenle uzmanlara danışmanın öneminin altını çiziyor. Eğer kişi sürekli araştırma yapmaya devam edip günlük yaşamından kopmaya başlarsa, profesyonel destek alınması gerekir. Uzmanlar, bu tür belirtiler gözlemlendiğinde klinik psikologlar, psikiyatristler veya psikoterapistlerle iletişime geçilmesini öneriyor.
Uzmanlar, internet çağında siberkondrinin 7-8 yıl içinde DSM-6 ve ICD kodu alarak tıbbi tanı alan yeni bir hastalık olma yolunda ilerlediğini de belirtiyorlar.