Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler, uluslararası deniz hukukunun temel kurallarını tehdit eder hale geldi.ABD-İsrail ve İran arasındaki artan gerilimde, İran'ın ateşkes görüşmelerinin bir parçası olarak gemi başına milyonlarca dolar talep etmesi büyük yankı uyandırdı. Politico'nun özel haberine göre, bu talep petrol endüstrisinde şok etkisi yaratırken, küresel ekonomi ve deniz ticareti üzerinde önemli sonuçlar doğurabilir.
Konunun hukuki boyutunda ise uzmanlar, İran’ın bu hamlesinin uluslararası hukukun en temel ilkelerinden biri olan 'zararsız geçiş' ilkesine ciddi şekilde darbe vurabileceği görüşünde. Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ve Doç. Dr. Ozan Hikmet Arıcan, bu tür tek taraflı ve hukuka aykırı uygulamaların, sadece bölgesel değil, küresel deniz hukukunu da zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, bu gelişmelerin domino etkisiyle diğer bölgesel ve uluslararası rotalarda da benzer tasarrufların gündeme gelebileceği kaydediliyor.
Türkiye ise Montrö Sözleşmesi ile sağlanan üstün konumu sayesinde bu tür olası saldırılara karşı güçlü duruyor. Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki hakimiyeti, bölgesel dengeleri korurken, Yunanistan ve diğer ülkelerin illegal adımlarını da önlemeye devam ediyor. Uzmanlar, Türkiye’nin diplomasik ve askeri hamlelerle, uluslararası hukukun üstünlüğünü ve bölgesel istikrarı koruduğunu belirtiyor. Dolayısıyla, Hürmüz’deki gelişmeler Türk Boğazları veya Ege bölgesine ilişkin benzer girişimlere zemin hazırlamaz diye görüş bildiriliyor.