Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz taşımacılığında hayati öneme sahip stratejik bir geçit. ABD ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği saldırılar bölgedeki tansiyonu yükseltti. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerini yasakladığı, bölgedeki Türk bayraklı gemilerin alarm seviyesini en yüksek düzeye çıkardığı bildirilirken; İran'ın uyarıları dikkate alınmayınca petrol tankerlerinin saldırıya uğraması küresel tedariki ciddi anlamda tehdit ediyor. Bu gelişmeler, dünya ekonomisinde ciddi dalgalanmalara yol açabilir.
Uzmanlar, boğazın kapanması veya kapatılma riskiyle karşı karşıya kalınması halinde olası üç senaryoyu sıralıyor. En hafif senaryoda, 17 güne kadar kapanmanın yaşanmasıyla petrol fiyatlarının 80 dolardan 100 dolara yükselebileceği ve Türkiye'de enflasyonun 1.2 puan artabileceği öngörülüyor. Daha uzun süren kapanmalarda ise küresel resesyon riski artar, enerji maliyetleri yükselir ve Türkiye'nin kur artışına bağlı enflasyonu artar. En kötümser senaryoda, 3-6 ay arası kapanmada, petrol fiyatları 150 dolar ve üzerinde seyredebilir, küresel ekonomik büyüme %2 oranında daralabilir.
Hükümet yetkilileri, bölgedeki gelişmeler karşısında en yüksek alarm seviyesine geçtiklerini ve Türk gemilerinin güvenliği için çeşitli önlemler aldıklarını açıkladı. Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin bölgesel güçlenmek zorunda olduğunu ve olası krizlere karşı güçlenmenin hayati önemde olduğunu vurguladı. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ise, Hürmüz'ün kapanmasının küresel dengeyi alt üst edeceğini ifade ederek, bölgedeki jeopolitik hareketliliklerin dünya ekonomisine büyük maliyetler getireceğine dikkat çekti. Bu gelişmeler, enerji ve ticaret güvenliği açısından kritik bir döneme işaret ediyor.