Uluslararası Deniz Hukuku ve Deniz Ticareti Uzmanı Av. Selçuk Esenyel'e göre, Hürmüz Boğazı'nın tamamen veya süresiz kapatılması hukuken güçlü bir dayanağa sahip değil çünkü bu durum uluslararası deniz hukukunun temel kurallarıyla bağdaşmıyor. İran, özellikle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası saldırıları sonrası, küresel enerji tedariki açısından önemli olan bu stratejik noktayı kapattığını açıkladı.
Uzmanlar, bu gelişmenin küresel petrol fiyatlarında artışa ve deniz taşımacılığında sigorta primlerinin yükselmesine neden olabileceğine dikkat çekiyor. Hürmüz'ün alternatifleri üzerinde yapılan tartışmalarda, Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gazı boru hatlarıyla sevk etme seçeneklerinin bölgenin lojistiğine katkı sağlayabileceği ancak bu yolların kapasitesinin boğaz kadar verimli olmadığı belirtiliyor.
Esenyel, uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, Hürmüz'ün tamamen veya süresiz kapatılmasının hukuki açıdan kabul edilebilir olmadığını vurguluyor. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin, boğazlarda transit geçiş hakkını güvence altına aldığını hatırlatarak, bu hakkın tek taraflı olarak askıya alınamayacağını söylüyor. Ayrıca, sigorta konularında ise, sigortacıların teminatı keyfi şekilde çekemediği, ancak özel sözleşmeler ve sigorta ilkeleri doğrultusunda bazı durumlarda iptal veya teminat daraltma imkanının bulunduğu açıklanıyor.
Sonuç olarak, bölgesel ve uluslararası hukuka göre, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ciddi hukuki sorunlar ve piyasa riskleri doğurabilir. Uzmanlar, riskleri yönetmek ve olası krizleri önlemek için çeşitli stratejilerin devreye alınması gerektiğini belirtiyor. Detaylar sitemizde.