İran ve ABD arasındaki gerilimde önemli bir gelişme yaşandı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Lübnan’daki ateşkesin sona ermesine kadar Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını duyurdu. Arakçi, “Lübnan’daki ateşkese paralel olarak, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı tarafından duyurulan rota üzerinden, tüm ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişi, ateşkes süresi boyunca tamamen açık ilan edilmiştir” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bölgede tansiyonu azaltan önemli bir adım olarak değerlendirildi.
ABD Başkanı Donald Trump da bu gelişmeyi onayladı ve “İran, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açık ve geçişlere hazır olduğunu duyurdu. Teşekkürler” dedi. Trump, ayrıca İran’a yönelik deniz ablukasının devam ettiğini vurgulayarak, “Hürmüz Boğazı tamamen açık, ticarete hazır ve geçişlere izin veriliyor. Ancak abluka, İran ile yürüttüğümüz süreç tamamlanana kadar devam edecek” şeklinde konuştu. Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu çıkarma konusunda da mutabakat sağlanacağına inandığını sözlerine ekledi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Sait Hatipzade ise Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı açıklamada, “Herhangi bir geçici ateşkesi kabul etmiyoruz. Çünkü diplomasiyi tüketmek için kullanılan ve sonra savaşa dönülen bu döngü sona ermelidir” dedi. Bu açıklamalar, bölgedeki gerginliğin çözümüne dair umutları canlı tuttu. Ancak, Hürmüz’de geçişlerin nasıl şekilleneceği konusunda belirsizlikler devam ediyor. Bölgedeki mayınlar ve rota şartlarının durumu henüz netlik kazanmadı.
Öte yandan, İngiltere ve Fransa, dün düzenledikleri toplantıda Hürmüz Boğazı’ndaki seyir özgürlüğünü yeniden sağlamaya çalıştı. Paris’te gerçekleştirilen zirvede, boğazda tankerlerin geçişini kolaylaştırmak ve güvenliği artırmak amacıyla uluslararası bir koalisyon kurulması gündeme geldi. Macron ve Starmer, ortak hedeflerinin boğazın tamamen ve koşulsuz şekilde açılması olduğunu vurguladı. Bu gelişmeler, İran ve bölge ülkeleri arasındaki dengeyi yeniden kurma çabalarının hız kazandığını gösteriyor. Genel olarak, savaşın sona ermesine yönelik umutlar artarken, diplomatik temaslar ve olası anlaşmalar yeni bir dönem kapısını aralıyor.