Hayallerinin peşinden koşmak isteyen Gülfidan Soyuğur, 2,5 yıl içerisinde küçük bir atölyede büyük eserler üreterek adını duyurmayı başardı.Doğup büyüdüğü şehirden ayrılarak Sakarya'nın Akyazı ilçesine taşınan genç heykel sanatçısı, burada 12 metrekarelik atölyesinde metal heykellerle önemli işler yapıyor. Eserleri Türkiye'nin farklı illerinde sergilenirken, yurt dışında da gösterime açık hale geldi. Üniversite ilk yıllarında heykel sanatından korkan Soyuğur, zamanla korkularını aşarak bu alanda uzmanlaştı.
Üniversitede metalden çekinmesine rağmen, bu malzemeyle çalışmaya karar veren Soyuğur, “Metal bana ilk başta korkutucu geldi, ama şekil verme süreci ve hata kabulü onu benim için cazip hale getirdi” diyerek metalin esnekliğine ve sanatçıya sunduğu yaratıcı özgürlüğe vurgu yaptı. İlk yaptığı heykelinden aldığı ödülle, sanat hayatında önemli bir dönüm noktası yaşadı. İstanbul'da bir otobüste aldığı ödülü büyük bir heyecan ve gururla hatırlayarak, “Bunun bana verdiği özgüven çalışmalarımı daha da artırdı” açıklamasını yaptı.
12 metrekarelik atölyesinde 3 metre yüksekliğinde ve tasarım ile üretim süresi toplam 6 ay süren heykelleriyle, hem Türkiye’de hem de Kıbrıs, Almanya gibi ülkelerde sergilenen eserlere imza atan Soyuğur, “Her eser, bir sanat eseri ve eşsizdir. Fiyatları boyuta ve malzemeye göre değişiyor” ifadeleriyle çalışmalarını ve fiyatlandırma sistemini anlattı. Ayrıca, VR gözlük teknolojisiyle üç boyutlu modelleme yaparak, eserlerini daha detaylı tasarladığını belirtti.
Gelecek projelerinde, kadınların sanata katılımını artırmak ve gençlere ilham vermek istediğini söyleyen Soyuğur, “Kadınlar ne isterse yapabilir. Sadece istemek ve kendine inanmak önemli” diyerek, hayallerini gerçekleştirmek için kadınlara cesaret verdi. Hayallerinin peşinden gitmenin ve sanatla iç içe olmanın her bireyin hakkı olduğunu dile getiriyor.