Güney Afrika Havayolları'nın 295 numaralı uçağı, Tayvan'ın Taipei şehrinden Johannesburg’a giderken, Hint Okyanusu üzerinde ciddi bir acil durumla karşılaştı ve kayboldu.Uçak, Mauritius’a yakın bölgedeyken 23.48’de acil durum çağrısı yaptı. Kaptan pilot, kabin içindeki kargo bölümünde çıkan duman ve yangını bildirdi ve uçakla son iletişim gece 00.04’te kesildi. O günden sonra, uçağa ait parçalar Hint Okyanusu yüzeyinde görüldü ve araştırmalar, uçağın şiddetli bir yangın sonucu düştüğünü ortaya koydu.
Uzmanlar, su altında bulunan enkazın yaklaşık 4.900 metre derinlikte olduğunu ve bunun Titanic enkazından bile daha derin olduğunu belirtti. Enkazın derinliği, kazanın ardından 28 Ocak 1988’de araştırmacılar tarafından keşfedilmesini zorlaştırdı. Uçakta çıkan yangının başlangıç noktası net olarak tespit edilemezken, kargo bölümünde yer alan elektronik bileşenler ve yanmış kablolar detaylı analiz edildi. Yangını tetikleyen herhangi bir tehlikeli madde bulunmamış olsa da, içeriğindeki piller ve diğer malzemelerin tutuşma olasılığı düşük olmasına rağmen, yangının çok şiddetli ve hızla yayıldığı gözlemlendi.
Güney Afrikalı yetkililer, kazanın nedeninin uçuş sırasında başlayan ve kontrol altına alınamayan bir yangın olduğunu ve bunun kazaya sebep olduğunu açıkladı. Kargo bölümündeki yangının kaynağı ise kesin olarak belirlenemedi; bazı bileşenlerde tehlikeli madde bulunmasa da, yangının çıkış noktası ve ilerleyişi hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır. Bu olay, Boeing 747 ‘Combi’ tipi uçakların yangın risklerinin yüksek olduğunu ortaya koydu ve yeni önlemlerin alınmasına zemin hazırladı.