Güneş Sistemi’nin en erken dönemine dair ezber bozan bir ihtimal gündeme taşındı. Johns Hopkins Üniversitesi’nden Matthew Clement ve ekibi, yaptıkları yeni araştırmayla sistemimizde en az bir kayıp gezegenin izlerini taşıyor olabileceğini öne sürdü. Bu keşif, astronomi araştırmalarında yeni bir sayfa açabilir.
Çalışmaya göre, Güneş Sistemi’nin ilk oluşum dönemlerinde, gizemli bir buz devi sistemin yapısına önemli ölçüde etki etmiş olabilir. Jüpiter ve Uranüs’ün uydularını hayatta tutan bu buz devinin, sistemden dışarı atıldığı ve yıldızlararası boşluğa sürüklendiği düşünülüyor.
İleri bilgisayar modellemeleri, dev gezegenlerin ve uyduların hayatta kalma şansının çok düşük olduğunu gösteriyor. Jüpiter ve Uranüs’ün uydularının yalnızca %15 ve %9 ihtimalle hayatta kalabildiği hesaplanırken, iki sistemin aynı anda zarar görmeden korunma ihtimali sadece yaklaşık %1. Bu nedenle, bilim insanları sistemin başlangıcında beşinci dev gezegenin varlığına inanıyor. Bu gizemli gezegenin, sistemdeki yıkıcı süreçleri hafiflettiği ve şu anki düzenin oluşmasına katkı sağladığı düşünülüyor. Eğer bu teori doğruysa, milyarlarca yıl önce yaşanmış kozmik bir çarpışma ve sürgün hikayesi, Güneş Sistemi’nin yapısını şekillendiren sessiz bir miras olabilir.