Dijital bağımlılık gençlerimizi bekleyen büyük bir tehlike.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun yaptığı araştırma, 20 binden fazla genç üzerinde gerçekleştirildi. Sonuçlar, gençlerin %35'inin dijital bağımlılık konusunda alarm verici seviyede olduğunu gösterirken, büyük bir kısmının dijital okuryazarlık konusunda da yetersiz olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bu durumun toplumsal ve psikolojik etkileri üzerinde duruyor.
Albayrak, yaptığı açıklamada, bir başka araştırmanın gençlerin %33'ünün yapay zekayla yazışmayı insanla konuşmaktan daha kolay bulduğunu belirtti. Bu durumun ciddi anlamda sorgulanması ve toplumsal bilincin artırılması gerektiğine işaret etti. Aldığımız önlemler, dijital mecraları güvenli hale getirmek kadar, gençlerin doğru ve bilinçli kullanımı konusunda da büyük önem taşıyor.
Albayrak, dijital mecraların çocuklar üzerinde yaratabileceği olumsuz etkileri vurgulayarak, 'Güvenli liman gibi görünen bu platformlarda, aslında çok zehirli ve manipülatif algoritmalar yer alıyor. En büyük yapay zeka araçlarından biri manipüle ederek çocukların düşünce yapısını olumsuz etkiliyor.' ifadelerini kullandı. Ayrıca, dijital mecralara karşı alınacak tedbirler ve çocukların korunması konusunda ailelere büyük görevler düştüğünü belirtti. Mevcut teknolojik ortamda çocuklarımızı korumanın, onların özgürlükleri ve ifade haklarıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirten uzmanlar, ebeveynlerin bu konuda bilinçlenmesi gerektiğine işaret ediyor.
İkinci önemli konu ise, dijital bağımlılığın temel mekanizması ve alınacak önlemler. Albayrak, 'Dijital mecralar bağımlılık yapıcı şekilde tasarlandı. Biz, bu bağımlılığı önlemek adına 'taşın altına elini koymak' zorundayız. Ailelerin, eğitim kurumlarının ve toplumun genel sorumluluğu bu konuda büyük.' diyerek toplumların bu konuda birlik olmasının önemine vurgu yaptı. Ayrıca, çocukların gelişimlerine katkı sağlayacak ücretsiz yaz okulları ve doğa kamplarının toplumsal bir iyilik hareketi olduğunu ve çocukların güvenli alanlarda zaman geçirmelerinin sağlandığını sözlerine ekledi.
TÜGVA tarafından düzenlenen ve 6 hafta sürecek ücretsiz yaz okulları, gençlerin hem eğitim hem de gelişimlerine katkı sağlıyor. Bu etkinliklerde Kur'an-ı Kerim'den spor ve sanat aktivitelerine, doğa yürüyüşlerinden sanat atölyelerine kadar çeşitli programlar yer alıyor. Ayrıca, gençlerin kendi değerlerine sahip çıkarken çağın gereksinimleriyle uyum sağlamaları hedefleniyor. Programda yer alan uzmanlar ve yazarlar, gençlerin kimliklerini koruyarak teknolojiyi doğru kullanmalarına destek olmanın önemini vurguladı.
Son olarak, uzmanlar toplumun güvenliği için önleyici tedbirlerin alınmasının elzem olduğunu belirtti. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, yakın zamanda yaşanan yerel felaketler ve uyarılar ışığında teknolojik ve fiziksel riskler konusunda dikkatli olunması gerektiğine değindi. Gençlerin ve çocukların teknolojiyle doğru ve bilinçli etkileşimi için alınacak önlemler, toplumun geleceği açısından büyük önem taşıyor.