Sağlık sistemimizde köklü bir dönüşüm gerçekleşiyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını bilimsel, etik ve mevzuat çerçevesinde sağlık sistemimize entegre ettiklerini belirtti. Anadolu'nun yüzyıllardır şifa, ilim, sanat ve merhametin merkezi olduğunu hatırlatan Memişoğlu, üretmiş olduğu birikimin yeni nesillere aktarılmasına büyük önem verdiklerini vurguladı.
Memişoğlu, Anadolu'da tıbbın insana bütüncül yaklaşımını benimsediğini ve bunun yüzyıllar boyunca Orta Asya'dan Osmanlı’ya uzanan geleneksel şifa metodlarına dayandığını ifade etti. Kayseri'de 1206 yılında açılan Gevher Nesibe Sultan Darüşşifası'nın, bugün dahi tıp eğitimi ve hasta bakımını aynı anda yürüten bir kurum olarak devam ettiğine dikkat çekti. Osmanlı döneminde Edirne Darüşşifası’nın da bu gelenekleri kurumsallaştırdığını sözlerine ekleyen Memişoğlu, burada tıbbın sanatla, müzikle ve sosyal yaşamla birleştiği ileri bir sağlık anlayışının benimsenmiş olduğunu söyledi.
Sağlık Bakanı, Anadolu’da ruhsal hastalıkların dışlanmadığını, müzik ve mimari unsurlarla tedavi yöntemlerinin uygulandığını anlatırken, sevgi ve merhametin en kadim şifa kaynakları olduğunu belirtti. Ayrıca, tarih boyunca gelişen bilinçli bilgi ve bilimsel kayıtların, geçmişin gözbebeği eserler olan cerrahi atlas ve İbn-i Sina'nın Tıbbın Kanunu gibi önemli eserlerle desteklendiğine değindi. Bunların dünya tıbbındaki etkisinin ve öncülüğünün altını çizdi.
Memişoğlu, günümüzde de koruyucu sağlık hizmetlerine büyük önem verdiklerini ve bu alanda yapılan çalışmaları vurgulayarak, insan merkezli sağlık anlayışını güçlendirdiklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hayata geçirilen 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonu çerçevesinde, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını bütüncül bir sağlık modeliyle birleştirdiklerini kaydetti. Ayrıca, 83 GETAT merkezi ve 13 bin 485 sertifikalı hekimle aktif hizmet verdiklerini belirtti. Bu çalışmalarla, geçmişin derin birikimi ile çağın imkanlarının buluştuğunu ve yeni nesil sağlık Profili’nin oluştuğunu vurguladı.
Sanat ve tıbbın iç içe geçtiğiknasal anlamda, Anadolu'nun kurumsal ve kültürel miraslarındaki yerini anlatan Memişoğlu, 'Taşa Kazınan Şifa' sergisiyle, kadınların sağlık alanındaki rolüne de değinerek, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı'da şifa ve sanatın birleşimini gözler önüne serdi. Bu mirasın günümüze taşıdığı mesajlar ve semboller, bugünün sağlık ve kültür platformlarına ilham olmaya devam ediyor.
Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlar tarafından desteklenen bu projelerin, geleneksel tıp ve modern tıbbın uyumunu sağlama konusunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Memişoğlu, gelecek nesillere güçlü bir sağlık ve kültür mirası bırakmayı hedeflediklerini aktardı.