Gazze'ye insani yardım götüren küresel aktivistlerin yolculuğu, İsrail güçlerinin uluslararası sularda yaptığı saldırıyla kesintiye uğradı. Küresel Sumud Filosu aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail'in saldırısı sırasında yaşadıklarını anlattı. Küçük bir tekneyle ilerlerken insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaşmasını ve tehditlerini paylaştı.
Davidson, “Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk, ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk” dedi. Askerlerce alıkonulup 'yüzen hapishane' olarak adlandırılan bir ortama götürülen Davidson, buradan botlarla alınarak konteynerlere konulduğunu ve etraflarının dikenli tellerle çevrili olduğunu ifade etti.
Gece boyunca ıslak yataklarda kalmaya zorlandıklarını ve yatakların özellikle ıslatıldığını anlatan Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini söyledi. Kendilerine ‘ülkeyi terk etme veya hapsi tercih etme’ seçenekleri sunulduğunu belirtti. Davidson, uluslararası toplumu şu sözlerle uyardı: “Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistinle sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. İsrail, siyonist politikalarını sürdürüyor ve kimseyi umursamıyor.”
İsrail tarafından alıkoyulan Avustralyalı doktor Bianca Webb-Pullman ise, “Herkesin elleri bağlandı ve tekneleriyle donanma gemisine götürüldük. Uzun süre stres pozisyonunda tutuldular. Sonsuz konteynerlerde 45’er kişilik kalabalıklar bir aradaydı. Battaniyemiz yoktu” şeklinde yaşadıklarını paylaştı. Son olarak, Suriye komitesinin iki üyesinin serbest bırakılmamasına tepki göstererek, “Türk hükümeti ve dünya hükümetlerinin bu konuda güçlü adım atmaları gerekiyor” dedi.
Webb-Pullman, uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğine dikkat çekerek, “İsrail 2 yıldır bir soykırım gerçekleştiriyor ve bunu cezasız kalıyor. Artık tüm Akdeniz’i kontrol ediyorlar. Bu kabul edilemez. Türk ve dünya hükümetleri güçlü durmalı” dedi. Yunan basını da olaya “tehlike çanları çalıyor” diyerek dikkat çekti.