Gazze'deki ateşkesin sürdürülebilirliği ve bölgesel barış çabaları, uluslararası arenada önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'deki ateşkesi büyük bir titizlikle sürdürdüklerini ve devam ettireceklerini belirtti. Gazze Barış Kurulunda 59 ülkenin temsilcisi bulunurken, Trump, görüşlerin en iyi liderlerde toplandığını ifade etti. Ayrıca, Hamas’ın tüm esirleri serbest bırakması gerektiğinin altını çizdi ve Gazze’nin askerden arındırılması, düzgün yönetimi ve yeniden inşası konularında kararlılıklarını dile getirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze Barış Kurulu'nun önceliğinin “barış anlaşmasının kalıcı olmasını sağlamak” olduğunu vurguladı. Törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti. Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Gazze’deki ateşkes anlaşmasına katkıları nedeniyle Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’a teşekkür etti. Ayrıca, İsrail, Katar, Mısır ve diğer bölge ülkelerine de takdirlerini iletti.
Hukuki görüşmeler ve diplomatik girişimlerin sürdüğü bu süreçte, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, barış kurulu çalışmalarını ve bölgedeki uyuşmazlıkların müzakere masasına taşındığını belirtti. Fidan, imza töreni sonrası yaptığı açıklamada, insani yardımların sağlanması ve Filistinlilerle ilgili ilk adımların atıldığını dile getirerek, “Bölgesel barışın sağlanması adına yapılacak çok iş var” dedi. Ayrıca, Türkiye’nin bölgedeki yapıcı rolü ve küresel denge politikasını sürdüreceğine vurgu yaptı.
İmza atan ülkeler arasında Arjantin, Azerbaycan, Bahreyn, Belarus, BAE, Endonezya, Ermenistan, Fas, Katar, Kazakistan, Kosova, Macaristan, Mısır, Özbekistan, Pakistan, Suudi Arabistan ve Vietnam yer aldı. Fransa, Norveç, Slovenya ve İsveç imza atmadı; Almanya ve İtalya ise çekinceleri nedeniyle katılmadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Filistin halkını desteklemek amacıyla Gazze’ye 1 milyar dolar göndermeye hazır olduklarını belirtti. Bu tutarın Rus varlıklarından gönderilmesi planlanıyor.
ABD Başkanı Trump ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya Demir Kubbe savunma sistemiyle ilgili övgüleri hatırlatarak, “Bunun kendi teknolojileri olduğunu” savundu. Demir Kubbe sistemi, İsrail savunma şirketleri tarafından geliştirilmiş olup, ABD ile işbirliği yapılarak güçlendirilmişti.