Fransa, bölgedeki etkinliğini kaybettiğini düşünüyor olabilir. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye’ye karşı takındığı sert tutum ve Yunanistan-Güney Kıbrıs ile yürüttüğü askeri iş birlikleri, bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor. Bu gelişmelerin arka planında, Afrika Sahel bölgesinde ve Libya’daki nüfuz kaybının önemli bir rolü bulunuyor. Fransa 2011’den bu yana Libya’da Kaddafi sonrası dönemde etkin olmak için aktif çaba harcıyor ve enerji alanında çıkarlarını korumanın yollarını arıyor. Yüksek profilli destekler ve sahadaki karmaşık ilişkilerle güç kazanmayı hedefleyen Fransa, Türkiye’nin bölgede artan varlığı karşısında stratejik hamlelerde bulunuyor.
Türkiye ise 2020’de başlatılan Barış Fırtınası Harekatı ile Libya’da yasal hükümeti destekleyerek bölgedeki askeri ve siyasi krizi önledi. Türkiye’nin Libya’daki hedefi, “Tek Libya” vizyonunu güçlendirmek ve birlik sağlamaktır. Halife Hafter’in oğlu Saddam Halife Hafter’in Ankara ziyareti, bu stratejinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Ayrıca, EFES-2026 Birleşik Müşterek Harekât Tatbikatı ve Flintlock-2026 Çok Uluslu Tatbikatı ile Libya’nın doğu ve batı bölgeleri ilk kez birlikte hareket etti. Bu gelişmeler, bölgedeki entegrasyon ve istikrarda yeni bir dönemi simgeliyor.
Son olarak, Afrika’nın Sahel bölgesi ile Kızıldeniz arasındaki geniş alan, bölgedeki güç dengelerinin değişiminin göstergesidir. Batı Afrika’daki ülkelerden Kızıldeniz kıyılarına uzanan bölge, bölgesel ve küresel güçlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu gelişmeler, bölgedeki nüfuz mücadelesinin hareketli ve stratejik olduğunu ortaya koyuyor.