Fransa Dışişleri Bakanı Barrot'tan İran ve Lübnan Açıklaması: Güvenlik ve Ateşkes Vurgusu

Fransa Dışişleri Bakanı Barrot'tan İran ve Lübnan Açıklaması: Güvenlik ve Ateşkes Vurgusu

  • 19 Haziran 2026 12:05

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Fransa'nın bölgedeki gelişmelerde aktif rol almaya hazır olduğunu açıkladı. France Info'da katıldığı programda ABD ve İran arasında imzalanan mutabakatın ardından bölgedeki güvenlik ortamı ve Lübnan'daki çatışmaların durması gibi kritik konulara değindi. Barrot, Hürmüz Boğazı'nın 30 gün içinde yeniden deniz trafiğine açılmasına yönelik kurulan misyonun güvenliğini sağlamak amacıyla İngiltere ve Fransa öncülüğünde harekete geçeceğini söyledi.

Misyonun tamamen savunma amaçlı ve savaşan taraflardan bağımsız olduğunu hatırlatan Barrot, Lübnan'da ateşkese rağmen İsrail'in saldırılarını sürdürmesine tepki gösterdi. Ayrıca ABD-İran mutabakatının ilk maddesinin çatışmaların durmasına yönelik olduğunu belirterek, İsrail hükümetinin buna saygı göstermesi gerektiğine vurgu yaptı. Barrot, özellikle ABD'nin İsrail üzerindeki baskıyı artırması ve Netanyahu hükümetini mutabakata uymaya teşvik etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Lübnan, ABD ve İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla imzalanan mutabakatın uygulanmasında kritik bir noktada bulunuyor. 28 Şubat'ta başlayan ve 14 Haziran'da imzalanan anlaşma, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetinde İsrail'in düzenlediği hava saldırılarında 16 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. İsrail'in saldırıları 17 Mayıs'tan itibaren devam ederken, uzatılan ateşkes ve mutabakata rağmen gerilim sürüyor. İsrailli bakanlar ise ülkelerini savunmak için sert ifadeler kullanarak işgal çağrısında bulundu.

İran ile Amerika arasında Pakistan aracılığıyla gerçekleştirilen müzakereler sonucunda 14 maddelik bir mutabakata varıldı. Bu anlaşma, savaşın sona erdirilmesini, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve İran'a uygulanan deniz ablukasının kaldırılmasını öngörüyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle bölgedeki tansiyonu düşürmeyi amaçlayan bu adımlar, bölge güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu gösteriyor.