FKB'den paylaşılan 2025 yılı finansal sektör raporu, sektörlerdeki büyüme ve gelişme potansiyelini ortaya koyuyor.Rapora göre, finansal kiralama, faktoring, finansman, varlık yönetim ve tasarruf finansman şirketlerinin toplam işlem hacmi 3 trilyon 878 milyar liraya ulaşırken, bankalar dışı finans sektörünün gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payı yüzde 6,5 seviyesine çıktı. Bu veriler, sektörlerin ülke ekonomisindeki stratejik önemini gösteriyor. Söz konusu sektörlerin toplam aktif büyüklüğü 1 trilyon 725 milyar lira, alacaklar ise 1 trilyon 224 milyar lira seviyesinde bulunuyor. Şirket sayısı 131 iken, toplam çalışan sayısı 19 bin 367 ve müşteri sayısı ise 6 milyon 822 bine ulaştı.
Geçen yıl en yüksek büyüme tasarruf finansman sektöründe gerçekleşti. İşlem hacmi yüzde 261,8 artışla 1 trilyon 211 milyar lira seviyesine çıkarken, aktif büyüklüğü yüzde 251 artışla 323 milyar liraya yükseldi. Buna karşılık, faktoring sektörü yüzde 51,4 artışla 1 trilyon 875 milyar liraya ulaşmış ve aktif büyüklüğü yüzde 45 artışla 458 milyar lira seviyesine gelmiştir. Finansal kiralama ise yüzde 69,6 artışla 309 milyar liraya, aktif büyüklüğü ise yüzde 60,3 artışla 536 milyar liraya çıktı. Finansman şirketleri ise toplamda yüzde 67,4 artış göstererek 483 milyar lira işlem hacmine ve yüzde 66,5 artışla 354 milyar liraya yükseldi. Varlık yönetim şirketlerinin aktif büyüklüğü yüzde 63 artışla 54,5 milyar liraya ulaştı.
FKB Başkanı Ali Emre Ballı, sektörün yalnızca hacimsel büyümenin değil, finansal dayanıklılığın da güçlendiğine vurgu yaptı. Ballı, “Aktif toplamımız 1,7 trilyon lirayı aşarken, özkaynaklarımız 343 milyar liraya yaklaştı. Bu, sektörün sermaye yapısının güçlendiğini gösteriyor. Dijitalleşme yatırımlarımız, risk yönetimi disiplinimiz ve güçlü kamu işbirliklerimiz, sürdürülebilir büyüme perspektifimizi destekliyor.” dedi. Ayrıca, 2026 yılında da büyüme ivmesini koruyacaklarını belirten Ballı, yeni dönemde fonlama yapısının dengelenmesi, risk yönetimi ve dijital dönüşüm önceliklerinin olacağını vurguladı. Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesi güçlendikçe, finans sektörlerinin de bu hareketliliği desteklemeye devam edeceği ifade edildi.