İşte Türkiye'nin yakın tarihine damga vurmuş büyük FETÖ kumpası ve yargı süreci. 2013 yılında, MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin planlar, örgütün sivil ve askeri kadrolarının koordinasyonuyla Diyarbakır ve Nevşehir'de düzenlenen toplantılarda hazırlandı. Bu operasyon, dönemin öğretmen olan sözde FETÖ imamı Mustafa İlhan'ın ihbarıyla başladı. Operasyon sırasında, ihbarın ardından Hatay ve Adana'da durdurulan MİT tırlarının arama süreçleri, olayın siyasi ve yargısal boyutlarını gözler önüne serdi.
İşte bu süreçte, dönemin valileri ve savcıların kararıyla tırların MİT'e ait olduğu teyit edilmesine rağmen, bazı yetkililer izin vererek yola devam edilmesine göz yumdu. Sonrasında ortaya çıkan olayda, MİT görevlilerinin yardımıyla tırlar, Suriye'ye ulaşabildi ve uluslararası platformda Türkiye aleyhinde suçlama ve şikayetler yapıldı. Ayrıca, BM Güvenlik Konseyi'ne verilen mektuplar, olayın uluslararası arenada da tartışılmasına neden oldu.
Bu operasyon ve sonrasında yaşananlar, kamuoyunda ve siyasette geniş yankı uyandırdı. HSK tarafından görevden uzaklaştırılan savcılar ve askeri personelin yargılanmasıyla başlayan süreç, iddianamelerde büyük çapta usulsüzlükler ve kumpasların detaylarıyla ortaya çıktı. Ayrıca, sözde 'Kudüs Ordusu' ve 'Tevhid-Selam' gibi örgütler hedef alınırken, Tümgeneral ve emekli isimler tutuklandı veya arenadan uzaklaştırıldı.
Dava sürecinde, yargılamanın sonucunda mahkeme, MİT tırları operasyonunun doğrudan hükümet ve MİT'i hedef alan organize bir örgütlü plan olduğunu kaydetti. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi tarafından alınan kararlar, örgütün üst düzey yöneticileri ve bağlantılı isimlerin suçlarını doğruladı. Ayrıca, eski savcılar ve emniyet müdürlerinin tutuklanması ve soruşturmalar, örgütün iç yapısı ve iletişim kanalları hakkında ciddi ipuçları verdi.
Son olarak, FETÖ'nün darbe girişimi ve 2016 sonrası yargı sürecindeki gelişmeler, örgütün ülke içindeki etkisinin boyutunu gösteriyor. Sanıkların cezaevine girmesi veya yargılama süreçlerinin devam etmesiyle, örgütün devlet yapısına sızma ve yönlendirme girişimleri gün ışığına çıktı. Bu olaylar, Türkiye'nin en büyük güvenlik ve yargı soruşturmalarından biri olarak kabul ediliyor.