Erzurum'da diplomatik bir ricayla başlayan süreç, şehirdeki küçük bir hanenin eğitim kurumuna dönüşmesini sağlamıştır. Araştırmacı Taner Özdemir'e göre, Osmanlı Devleti, İran sefirinin ilettiği talebi resmî kanallar aracılığıyla değerlendirmiş ve Hat ile ilgili detaylar incelenmiştir. Erzurum Vilayeti tarafından hazırlanan rapor, hanenin fiziki durumu ve eğitim faaliyetlerine uygunluğu üzerinde durarak, Maarif Nezareti'ne sunulmuştur. Yapılan incelemeler sonucunda, Mirza Ali Ekber'e ait hanenin eğitim amaçlı kullanılması uygun bulunmuş, ancak Osmanlı kurallarına uygunluk şartıyla ruhsat verilmiştir.
Belgede özellikle, okulun İranlı çocuklara yönelik olması planlanan bir eğitim kurumu olduğu vurgulanmaktadır. Özdemir, bu durumu Osmanlı'nın yabancı devletlerin diplomatik taleplerini dikkate aldığını; fakat her zaman resmi izin ve denetim çerçevesinde hareket ettiğini gösterdiğini söylüyor. Okulun yönetiminin, öğretim düzeninin ve işleyişinin devlet gözetiminde olacağı ifade edilmiştir.
En dikkat çekici noktalarından biri ise, diplomasinin şehrin özel bir hanesinde mektebe dönüşme girişimi olmasıdır. Özdemir, bu durumu Erzurum'un sadece ticaret ve diplomasi ile değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel ilişkilerle de iç içe geçtiğinin göstergesi olarak yorumlamaktadır. Şehirdeki yabancı toplulukların ve Osmanlı idaresinin ilişkileri, politikadan öteye geçerek eğitim ve günlük hayata da yansımaktadır.
Bu belge, Erzurum'un İran ile olan ilişkilerinin sadece ticarette değil, eğitim ve kültür alanında da yoğun etkileşim içinde olduğunu ortaya koyuyor. İran sefiri tarafından iletilen talebin değerlendirilmesi, şehirdeki kozmopolit yapının ve uluslararası ilişkilerin nasıl yerel hayata yansıdığını gösteriyor. Özdemir, bu tür belgelerin bölgenin tarihinin çok milletli ve diplomatik boyutunu anlamada önemli olduğunu belirtiyor.
Osmanlı arşivlerindeki bu belge, Erzurum'un geçmişte çok milletli ve diplomatik bir eğitim hayatına zemin hazırladığını ve yabancı topluluklara ilişkin taleplerin izin, denetim ve düzen çerçevesinde nasıl değerlendirildiğini net şekilde ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu durumun şehir hayatının çok katmanlı doğasını da gözler önüne seren önemli bir kaynak olduğunu düşünüyoruz.