Jeffrey Epstein’in karanlık ve detaylı suç ağı, adalet arayışını sürdürüyor. ABD’de geçen ay yayınlanan binlerce belge, Epstein’in gizli istismarlarını ve mağdurların yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Rina Oh, ilk kez Türk basınına konuk olarak, Epstein’in perde arkasını ve onunla yaptığı ilişkiyi anlatıyor. Epstein’in mağduru Oh, yaşadıklarını detaylı bir şekilde paylaşarak, yaşadığı travma ve adalet beklentisini dile getiriyor.
Oh, Epstein ile yollarının sanat ve eğitim amacıyla başladığını anlatıyor. Kendisine burs vaadiyle kandırılan Oh, Epstein’in gerçek niyetlerini yıllar sonra fark etti. Çocuklukta yaşadığı istismarın travmasıyla mücadele eden mağdur, Epstein’in onu harem planlarına ve çeşitli manipülatif tekliflerine nasıl yönlendirdiğini anlatıyor. Ayrıca Epstein’in “Sultan” ve “Harem Planı” gibi kavramlar üzerinden yaptığı zihniyet manipülasyonunu gözler önüne seriyor.
Sık sık Osmanlı dönemine ve Topkapı Sarayı’na hayranlığını dile getiren Epstein’in takıntılarını ve çocuk sahibi olma planlarını anlatan Oh, dolabını ve Epstein’in obsesif davranışlarını da açıklıyor. Mağdur, Epstein ve suç ortaklarının yasa dışı faaliyetlerine tanıklık ettiği olayları ve yaşadığı yüksek riskli ortamı detaylandırıyor. Ayrıca Epstein’in adası ve Florida’daki faaliyetleriyle ilgili bilinmeyenleri de paylaşıyor. Son olarak, adalet ve insan kaçakçılığıyla mücadelesine vurgu yapıyor.
Oh, yaşadıklarından sonra psikolojik ve fiziksel açıdan ciddi zararlar gördüğünü, tehdit ve baskı altında kaldığını belirtiyor. Çocukların ve mağdurların maruz kaldığı suçların sona erdirilmesi ve bu suçlara son verilmesi için çağrıda bulunuyor. Ayrıca, sanatçı kimliğiyle mağdur çocukların sesi olmaya devam edeceğini ve gelecek nesillere uyarıcı olması adına Amerikan başkentinde anıtsal bir heykel üzerinde çalıştığını sözlerine ekliyor.
Hikayesini Türk halkı ile paylaşmanın önemini vurgulayan Rina Oh, olayların tekrar yaşanmaması için toplumdan destek bekliyor. Epstein’in ölümünden sonra da, adil ve şeffaf yargılamanın yapılmasını talep ediyor. Mağdur ve mağdurların sesi olmaya devam edeceğini belirten Oh, hayatındaki en büyük adaleti kendi iç dünyasında ve sanatla bulmayı planladığını söylüyor.