ABD Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında yayımladığı 3 milyonun üzerindeki belge, dünya genelinde şaşkınlık ve tartışma yaratmaya devam ederken, eski Simpsonlar bölümündeki gizli ada sahnesi yeniden konuşulmaya başladı.
Yıllar önce yayımlanan ve absürt komediyle anlatılan bu sahne, bugün Epstein'in Karayipler’deki Little St. James Adası’nın çocuk istismarı ve güç kullanımıyla anılmasıyla daha da çarpıcı hale geldi. Sosyal medyada hızla yayılan bu bölüm, “Bu sadece bir çizgi dizi şakası mıydı, yoksa rahatsız edici bir tesadüf mü?” sorusunu gündeme getiriyor.
ABD Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı belgeler, Epstein’in küresel elitler ağıyla olan bağlantılarını ortaya koyarken, 25 yıl önceki bu Simpsonlar sahnesi yeni tartışmalara neden oldu. İnternet üzerindeki analizlerde, Simpsons’un gizli ada göndermesinin Epstein’in özel adasına mı işaret ettiği, yoksa sadece kültürel bir koordinat mı olduğu tartışılıyor.
Tartışmaları derinleştiren bir diğer detay ise, yapımcı Matt Groening’in Epstein belgelerindeki adı. Virginia Giuffre’nin iddialarında, Groening’in Epstein’in sosyal çevresinde yer aldığı öne sürülse de, herhangi bir suçlamanın bulunmadığı belirtiliyor. Ayrıca, Epstein’e yönelik suçlamaların kişiyi suçlu yapmadığı ve bu ilişkilerin yasal süreçler gerektirdiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, The Simpsons’un genellikle toplumsal korkuları ve kuşkuları hiciv yoluyla yansıtan bir yapım olduğunu, bu nedenle detayların gücünün zaman zaman abartılarak algılanabildiğini söylüyor. Ancak, Epstein belgeleriyle birlikte bu bölümün üzerindeki gizemli anlam katmanları yeniden sorgulanmaya başlandı.
Sosyal medya ve dijital platformların tartışmaları büyüttüğünü belirten uzmanlara göre, algoritmalar şok edici içeriklere öncelik veriyor ve bu da tartışmaların gerçeklikten kopmasına neden olabiliyor. Bu süreçte, Simpsons’daki gizli ada göndermesi bir “kanıt” gibi algılanmaya başlandı ve bu da konunun ciddiyetini artırdı.