Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin durması, global enerji piyasalarında fiyat artışlarına neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı, yılbaşından beri en yüksek seviyesine ulaşırken, Avrupa'da doğal gaz fiyatları yüzde 50’nin üstüne çıktı. Bu gelişmeler, enerji arz güvenliği ve fiyat istikrarı konusunda endişeleri artırıyor.
Türkiye’de ise enerji krizine karşı alınan önlemler ve arz talep dengeleri ön plana çıkıyor. EPDK verilerine göre, Türkiye’nin doğal gaz ithalatında LNG kullanım oranı %25.66 artarken, LNG’nin toplam ithalat içindeki payı %48.26 seviyesine yükseldi. ABD, Aralık ayında 2.3 milyar metreküp LNG ithalatıyla en büyük tedarikçi konumunda bulunuyor. Rusya’dan gaz ithalatı yüzde 24.05 azaldı, İran’dan ise %4’lük sınırlı bir artış yaşandı. Azerbaycan ve Cezayir’den temin edilen gaz oranları sırasıyla %14.1 ve %6.2 seviyelerinde seyrediyor.
Türkiye, gemilerle gelen LNG’nin gazlaştırılması çalışmalarını hızlandırırken, toplamda günlük 28 milyon metreküplük üç yüzer LNG depolama ve gazlaştırma ünitesiyle birlikte Marmara LNG ve Egegaz LNG terminalleri ile toplamda yaklaşık 77 milyon metreküp doğal gaz sağlayabiliyor. Ayrıca Silivri ve Tuz Gölü gibi önemli depolama tesisleri, 2028 yılı itibarıyla kapasitesini toplamda 13.4 milyar metreküpe çıkarmayı hedefliyor.
Avrupa’da ise, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin durmasıyla enerji fiyatları ciddi oranda yükseldi. Katar’ın LNG üretimini İran saldırıları nedeniyle durdurması, Avrupa için yeni bir enerji krizi riski oluşturuyor. Goldman Sachs’ın tahminlerine göre, boğazdaki gemi trafiğinin aylık durması Avrupa’da gaz fiyatlarını iki katından fazla artırabilir. Bu gelişmeler, Avrupa’nın enerji güvenliği ve fiyat stabilitesi açısından önemli bir kırılma noktası oluşturuyor. Rusya’dan ise, ‘Avrupa hayatta kalmak için yine Rusya’ya ihtiyacını duyacak’ açıklaması geldi.